Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyasında, daha 6 yıl önce hazırlanmış bilimsel bir raporun genç kızın hayati tehlikede olduğunu kesin bir dille ortaya koyduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Doku’nun avukatı Ali Çimen, bu raporu savcılığa sunarak ihmaller zincirine dikkat çekti. Kayıp genç kızın ailesi, adalet arayışında yeni bir dönemece girildiğini ifade ediyor.
Avukat Ali Çimen’den yeni belge sunumu
Gülistan Doku, 2020 yılında Tunceli’de üniversite eğitimi alırken bir anda ortadan kayboldu. Olayın ardından başlatılan soruşturma yıllardır devam ediyor. Avukat Ali Çimen, geçtiğimiz günlerde savcılığa başvurarak dosyaya yeni bir belge ekledi. Söz konusu belge, Doku’nun kaybolmasından tam 6 yıl önce, 2014 yılında hazırlanmış bir bilimsel rapor. Raporda, Doku’nun içinde bulunduğu psikolojik ve sosyal koşulların onu ciddi bir tehlikeye sürüklediği net ifadelerle belirtiliyor.
Raporun içeriği ne söylüyor?
2014 tarihli rapor, üniversite bünyesindeki bir araştırma merkezi tarafından hazırlanmış. Raporda, Doku’nun ailevi sorunları, sosyal çevresindeki baskılar ve ruhsal durumu detaylı bir şekilde analiz ediliyor. Uzmanlar, genç kızın korunması için acil önlemler alınması gerektiğini, aksi halde hayati risk taşıdığını vurgulamış. Ancak raporun tavsiyeleri dikkate alınmamış. Avukat Çimen, bu raporun soruşturmanın seyrini değiştireceğini düşünüyor.
Ailenin yıllardır süren mücadelesi
Gülistan Doku’nun ailesi, kayıp haberini aldıkları günden bu yana adalet arayışını sürdürüyor. Aile, yetkililerin olaya yeterince hassasiyet göstermediğini sık sık dile getirdi. Yeni ortaya çıkan rapor, ailenin “İhmal var” iddialarını güçlendirdi. Ailenin avukatı, raporun soruşturmada “kilit delil” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Soruşturma süreci ve beklenen adımlar
Savcılık, avukat Çimen’in sunduğu belgeyi incelemeye aldı. Raporun orijinal hali ve dönemin ilgili kurumlarından istenen yazışmalar dosyaya eklendi. Soruşturma kapsamında yeni tanık ifadelerine başvurulması da gündemde. Kamuoyu, bu gelişmenin Gülistan Doku’nun akıbetine ışık tutmasını bekliyor.
Bağımsız değerlendirme: İhmal zinciri
Gülistan Doku vakası, Türkiye’de kayıp kadın ve çocuk davalarında yaşanan sistematik sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. 2014 yılında hazırlanan bir bilimsel raporun bugüne kadar dikkate alınmaması, kurumlar arası koordinasyon eksikliğini ve ihmal zincirini ortaya koyuyor. Adaletin tecellisi için bu raporun soruşturmada nasıl kullanılacağı büyük önem taşıyor. Toplum, Gülistan Doku’nun bulunmasını ve benzer trajedilerin yaşanmamasını umut ediyor.