Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı. Tutuklu yargılanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in yakın koruması Şükrü Eroğlu'nun o dönem kullandığı cip bulundu. Araç, detaylı kriminal inceleme için Ankara'ya gönderildi.
Araç nerede bulundu?
Edinilen bilgilere göre, Şükrü Eroğlu'nun kullandığı cip, Tunceli kırsalında terk edilmiş halde bulundu. Araç üzerinde yapılan ilk incelemelerde, herhangi bir darp veya çarpma izine rastlanmadığı belirtildi. Jandarma ekipleri tarafından emniyete alınan araç, Ankara'daki kriminal laboratuvarlara gönderildi. Uzmanlar, araçta parmak izi, DNA ve diğer biyolojik kalıntıların yanı sıra, o döneme ait herhangi bir iz olup olmadığını araştıracak.
Dosyadaki diğer deliller
Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında daha önce de çeşitli araçlar incelenmişti. Ancak Şükrü Eroğlu'nun kullandığı araç, dosyadaki en somut fiziksel delillerden biri olarak değerlendiriliyor. Şükrü Eroğlu, ifadesinde aracı kaybolma tarihinden sonra bir süre daha kullandığını, daha sonra ise sattığını iddia etmişti. Aracın son sahibi ise ifadesinde, aracı ikinci el olarak satın aldığını ve herhangi bir olağandışı durumla karşılaşmadığını söyledi.
Soruşturmanın seyri
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de Tunceli'de evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dönemin Valisi Tuncay Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan tutuklanmıştı. Eroğlu, iddiaları reddederken, dosyada henüz Gülistan Doku'nun akıbetine dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Gözaltına alınan diğer şüpheliler de serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında Tunceli Emniyet Müdürlüğü ve valilik binasında da arama yapılmış, ancak önemli bir bulguya rastlanmamıştı. Ailenin avukatı, aracın bulunmasını 'umut verici' olarak nitelendirirken, kriminal inceleme sonuçlarının dosyaya yeni bir boyut kazandırabileceğini belirtti.
Bağımsız değerlendirme
Gülistan Doku vakası, Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kayıp kişi dosyalarının çözümündeki zorlukları bir kez daha gündeme getiriyor. Soruşturmanın üzerinden geçen 3 yılı aşkın süreye rağmen somut bir sonuca ulaşılamaması, adli süreçlerin etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Araçta yapılacak incelemenin, dosyanın aydınlatılmasına katkı sağlaması ve aileye bir nebze olsun teselli vermesi bekleniyor.