Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 15 şüpheliden 2'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, aile ve insan hakları dernekleri sürecin takipçisi olmuştu.
Soruşturma Süreci ve Gözaltılar
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen 15 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. İlk belirlemelere göre, adliyeye sevk edilen 2 şüpheli hakkında 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'kasten öldürme' suçlamalarıyla işlem yapıldığı öğrenildi. Diğer 13 şüphelinin ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldığı bildirildi.
Gülistan Doku'nun Kaybolması
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'nin merkezinde bir arkadaşıyla buluşmak üzere evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Ailesinin ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarında genç kıza ait herhangi bir ize rastlanmamıştı. Olayın ardından yapılan araştırmalarda, Gülistan'ın son olarak bir kafede arkadaşlarıyla görüldüğü, ardından da ortadan kaybolduğu belirlenmişti. Soruşturma, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince titizlikle yürütülüyor.
Davanın takipçisi olan aile avukatı, yaptığı açıklamada adli sürecin hızlandırılmasını talep etti. Avukat, 'Gülistan'ın kaybolmasının üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen somut bir gelişme yaşanmamıştı. Bugün 2 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi umut verici olsa da, sürecin takipçisiyiz' ifadelerini kullandı.
Toplumsal Tepki ve Ailenin Beklentisi
Gülistan Doku'nun kaybolması, özellikle kadın cinayetleri ve kaybolma vakalarına karşı duyarlılığın yüksek olduğu Türkiye'de geniş yankı uyandırdı. Aile, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler, Gülistan'ın bir an önce bulunması için çağrıda bulunmuş, sosyal medyada hashtag kampanyaları düzenlenmişti. Aile, yetkililerden daha kapsamlı bir soruşturma beklediklerini dile getiriyor.
Olay, aynı zamanda Tunceli'deki güvenlik açıkları ve kayıp kişilerle ilgili soruşturma süreçlerinin yetersizliği tartışmalarını da beraberinde getirdi. İnsan hakları örgütleri, kayıp vakalarında şüphelilerin etkin bir şekilde yargılanması ve adli süreçlerin hızlandırılması için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguluyor.
Soruşturmanın gizliliği nedeniyle adliyeye sevk edilen şüphelilerin isimleri ve hangi suçlamalarla karşı karşıya oldukları henüz netleşmedi. İlerleyen günlerde savcılık tarafından yapılacak açıklamalarla daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor.