Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında yeni bir ses kaydı gün yüzüne çıktı. ABD'de tutuklu bulunan ve dosyada aranan Umut Altaş'ın eski patronu Rüstem Keskin, Jandarma Suç Araştırma Timi'ne (JASAT) verdiği ifadede, Altaş'ın kendisine 'Kanlı ve başı kesilmiş bir ceset videosu' gönderdiğini söyledi. Keskin, bu videonun Gülistan Doku'ya ait olabileceğini belirtti. Ses kaydı, soruşturma dosyasına eklenirken, olayın seyrini değiştirebilecek kritik bir delil olarak değerlendiriliyor.
Rüstem Keskin’in JASAT’a anlattıkları
Rüstem Keskin, JASAT ekiplerine verdiği bilgide, Umut Altaş ile bir dönem ticari ortaklık yaptıklarını, ancak zamanla aralarının bozulduğunu anlattı. Keskin, Altaş'ın kendisine WhatsApp üzerinden şok edici bir video gönderdiğini ifade etti. Videoda, kanlar içinde ve başı kesilmiş bir ceset olduğunu söyleyen Keskin, 'Bu videoyu görünce çok korktum. Altaş, bana tehdit amaçlı gönderdiğini söyledi. Daha sonra Gülistan Doku'nun kaybolduğunu duyunca, videonun ona ait olabileceğini düşündüm' dedi. Keskin, bu bilgiyi JASAT'a iletirken, videonun incelenmesini talep etti.
Dosyada yeni dönemeç
Gülistan Doku, 2021 yılında İstanbul'da kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. Yapılan araştırmalar sonucunda Doku'nun eski sevgilisi Umut Altaş'ın olayla bağlantısı olduğu belirlenmişti. Altaş, cinayet şüphesiyle aranırken, bir süre sonra ABD'de yakalanmıştı. Türkiye, Altaş'ın iadesi için girişimlerde bulunurken, dosyadaki bu yeni ses kaydı, iade sürecini hızlandırabilir. Adli kaynaklar, ses kaydının Altaş'ın suçluluğuna dair güçlü bir kanıt olduğunu belirtiyor. Savcılık, kaydın orijinalliğini ve videonun varlığını teyit etmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Olayın ardından Gülistan Doku'nun ailesi, adalet arayışlarını sürdürüyor. Aile avukatları, yeni delillerin soruşturmaya ışık tutmasını beklediklerini ifade etti. 'Bu ses kaydı, Gülistan'ın başına gelenlerin bir parçası. Umut Altaş'ın bir an önce yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz' şeklinde konuştu.
Hukuk uzmanları, ses kaydının mahkemede delil olarak kullanılmasının, Altaş'ın aleyhine önemli bir etki yaratacağını vurguluyor. Ancak kaydın hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği de ayrı bir tartışma konusu. "Eğer kayıt usulsüz alınmışsa, delil olarak kullanılamayabilir" diyen ceza hukukçuları, sürecin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Gülistan Doku davası, hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele dernekleri, olayın aydınlatılması için çağrı yaparken, 'Her kadının yaşam hakkı korunmalı, failler en ağır şekilde cezalandırılmalı' ifadelerini kullandı.
Bağlam ve değerlendirme
Gülistan Doku cinayeti, Türkiye'de kadın cinayetlerinin sistematik bir şekilde işlendiğinin bir başka örneği olarak hafızalara kazındı. Soruşturmada ortaya çıkan her yeni delil, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu ses kaydı, yalnızca bir cinayetin çözülmesine değil, aynı zamanda kadın cinayetlerine karşı toplumsal farkındalığın artmasına da katkı sağlıyor. Umut Altaş'ın iade süreci ve yargılamanın sonucu, adalet sisteminin kadın hakları konusundaki kararlılığını test edecek bir vaka olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelerle kadını koruma taahhüdü, bu dosyada atılacak adımlarla anlam kazanacak.