Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturmada çarpıcı bir ayrıntı gün yüzüne çıktı. Genç kızın kaybolmadan önce çalıştığı kafenin üst katına ait güvenlik kamerası kayıtlarının yalnızca son 15 günü kapsadığı, olay tarihine ilişkin görüntülerin bulunmadığı belirlendi. Bu eksiklik, aradan geçen yıllara rağmen aydınlatılamayan dosyada delil zincirinin kopmasına yol açtı.
Kayıp Dosyasında Görüntü Boşluğu
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de Tunceli merkezde bulunan Munzur Üniversitesi'ne bağlı birimde eğitim görürken aynı zamanda çalıştığı kafeden ayrıldıktan sonra kaybolmuştu. O günden bu yana yapılan tüm aramalara rağmen genç kızdan herhangi bir iz bulunamadı. Soruşturma kapsamında kafenin güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde, işletmenin üst katında bulunan kameraların yalnızca 15 günlük görüntüyü sakladığı ortaya çıktı. Bu durum, kaybolma tarihi olan 5 Ocak 2020'ye ait görüntülerin kaydedilmediği anlamına geliyor.
Dosyaya ilişkin yürütülen incelemelerde, kafe işletmesinin güvenlik kamerası sisteminin düzenli olarak bakımının yapılmadığı ve kayıtların üzerine yazıldığı ifade edildi. Olay gününe ait görüntülerin bulunmaması, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyen bir delil kaybı olarak değerlendiriliyor.
Olay Günü Son Görüntüler ve Tanık İfadeleri
Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün kafeden ayrıldığı anlara ilişkin görüntüler ise daha önce basına yansımıştı. Ancak üst kata ait kamera kayıtlarının bulunmaması, genç kızın kafenin üst katında geçirdiği zaman dilimine dair önemli ipuçlarının kaybolmasına neden oldu. Soruşturma dosyasında yer alan tanık ifadelerinde, Doku'nun iş yerinde herhangi bir sorun yaşamadığı ve olay günü normal davranışlar sergilediği belirtilmişti.
Dosyayı yakından takip eden avukatlar ve aile yakınları, kamera görüntülerinin yokluğunun soruşturmayı çıkmaza soktuğunu dile getiriyor. Gülistan Doku'nun ailesi, yıllardır kızlarının bulunması için mücadele veriyor ve yetkililerden dosyanın yeniden ele alınmasını talep ediyor.
Kayıp Dosyasında Zaman Aşımı Endişesi
Gülistan Doku'nun kaybolmasının üzerinden beş yıldan fazla süre geçmesi, dosyada zaman aşımı endişelerini de beraberinde getiriyor. Türk Ceza Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre, kayıp kişilerle ilgili soruşturmalarda zamanaşımı süresi işleyebiliyor. Aile ve avukatları, dosyanın canlı tutulması ve yeni delillerin araştırılması çağrısında bulunuyor.
Kamera görüntülerinin sadece 15 günlük olması, işletmelerin güvenlik kamerası kayıtlarını ne kadar süreyle saklaması gerektiğine dair yasal düzenlemelerin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, özellikle kayıp vakalarında erken müdahalenin hayati olduğunu, ancak delillerin korunamaması durumunda soruşturmaların zorlaştığını vurguluyor.
Toplumsal Bellekte Yer Eden Bir Dosya
Gülistan Doku'nun kayboluşu, Tunceli ve ülke genelinde geniş yankı uyandırmış, birçok sivil toplum kuruluşu ve vatandaş kampanyalar düzenleyerek genç kızın bulunması için çağrıda bulunmuştu. Dosya, kayıp kişilerle ilgili soruşturmaların etkinliği ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler açısından da örnek teşkil ediyor.
Son olarak, kafe işletmesinin üst katına ait kamera görüntülerinin bulunmaması, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir eksiklik olarak kayıtlara geçti. Yetkililerin bu konuda ek bir inceleme başlatıp başlatmayacağı ise henüz bilinmiyor. Aile, kızlarının akıbetinin aydınlatılması için tüm delillerin titizlikle değerlendirilmesini bekliyor.