Gülistan Doku'nun ailesi, kızlarının trajik kaybına ilişkin medyada yer alan bazı yayınlara sert tepki gösterdi. Aile, doğruluğu teyit edilmemiş bilgi ve yorumlarla kamuoyunu yanıltan yayınların derhal durdurulmasını talep etti. Açıklamada, özellikle cinsel istismar iddialarının Gülistan'ın rızası varmış gibi yansıtılmasının, hem soruşturmanın ruhuna hem de kızlarının hatırasına büyük saygısızlık olduğu vurgulandı.
Aileden çağrı: Gerçeklere sadık kalın
Aile adına yapılan yazılı açıklamada, "Kızımızın kaybının ardından yaşadığımız acıyı daha da derinleştiren, gerçek dışı ve sansasyonel yayınlar kabul edilemez" ifadelerine yer verildi. Aile, yayıncıları soruşturmanın gizliliğine saygı göstermeye ve resmi makamlardan gelecek gerçek bilgileri beklemeye çağırdı. Açıklamada ayrıca, Gülistan'ın anısına saygı duyulması ve ailenin bu zor süreçte yalnız bırakılmaması istendi.
Soruşturma süreci devam ediyor
Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi. Yetkililer, soruşturmanın selameti için kamuoyuna detaylı bilgi verilemediğini ancak gelişmeler oldukça açıklama yapılacağını bildirdi. Öte yandan, sosyal medyada da yayılan iddialarla ilgili olarak yetkililer, asılsız haberlere itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Derinlemesine: Medya etiği ve haber süreçleri
Gülistan Doku vakası, medya etiği ve haber yayın ilkelerini bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle şiddet ve istismar içeren olaylarda, mağdur ve yakınlarının mahremiyetine saygı gösterilmesi, doğrulanmamış bilgilerin yayınlanmaması gerektiği uzmanlar tarafından sıkça vurgulanıyor. Bu tür haberlerde, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmemenin yanı sıra, ailelerin yas sürecine müdahale etmemek de büyük önem taşıyor. Olayın siyasi bir boyut kazanması ise tartışmaları daha da alevlendiriyor. Bazı çevreler, Gülistan Doku'nun ölümünün siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini belirtirken, aile tarafından yapılan çağrı da bu yönde. Ailenin hassasiyeti, adaletin tecellisi için medyaya da sorumluluk düştüğünü hatırlatıyor.