İzmir’in Menemen ilçesinde 2022 yılında eski sevgilisi Gözde Akbaba’yı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren Lokman Etken, yargılandığı davada “kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık, ayrıca ruhsatsız silah taşımaktan 3 yıl hapis cezası aldı. Davanın son duruşması Menemen Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü; mahkeme heyeti, sanığın beraat talebini reddederek en ağır cezayı verdi.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Gözde Akbaba, 2022 yılının Mart ayında Menemen’de eski erkek arkadaşı Lokman Etken tarafından sokakta ateşli silahla öldürüldü. Olayın ardından tutuklanan Etken hakkında cumhuriyet savcılığı tarafından “kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Yargılama boyunca sanık, suçlamayı reddederek beraatini talep etti. Ancak mahkeme, toplanan deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda sanığın suçunu sabit gördü.
Davanın son duruşmasında mahkeme heyeti, sanığın eylemini “tasarlayarak” ve “kadına karşı” işlediğini belirterek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Ayrıca sanık, olayda kullandığı silahı ruhsatsız taşıdığı için 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulamadı.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yargı Kararları
Gözde Akbaba cinayeti, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Kadın hakları örgütleri, son yıllarda artan kadın cinayetlerine karşı yargının caydırıcı cezalar vermesinin önemine dikkat çekiyor. Bu dava, sanığın beraat talebine rağmen ağırlaştırılmış müebbet ile sonuçlanması bakımından emsal teşkil edebilecek nitelikte.
Uzmanlar, ağırlaştırılmış müebbet cezasının, failin cezasız kalacağı yönündeki endişeleri bir ölçüde giderdiğini belirtiyor. Ancak kadın cinayetlerinin önlenmesi için sadece cezaların değil, koruma tedbirlerinin ve toplumsal farkındalığın da güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Gözde Akbaba’nın ailesi ve yakınları, kararın adaletin tecellisi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Dava, Türkiye’de kadına karşı işlenen suçlarda “tasarlayarak öldürme” ve “kadına karşı” nitelikli hallerin uygulanması açısından dikkatle takip edilen bir süreç oldu. Mahkemenin verdiği karar, benzer davalarda emsal oluşturabilecek. Kararın ardından sanık avukatlarının istinaf yoluna başvurup başvurmayacağı henüz bilinmiyor.
Menemen’de yaşanan bu trajik olay, bir kez daha kadın cinayetlerinin önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiğini gözler önüne serdi. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, kadınlara yönelik şiddetin son bulması için daha etkin politikalar izlenmesi çağrısında bulunuyor.