Goldman Sachs, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı yeni raporda, TL'deki değer kaybı beklentisi ve bozulan öngörüler nedeniyle 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etti. Yatırım bankası, enflasyonu düşürmede büyümedeki yavaşlamanın kur etkisinden daha belirleyici olduğunu vurgularken, Merkez Bankası'nın dolarizasyonu önlemek adına yüksek faiz ve sıkı para politikasını sürdüreceğini belirtti.
TL'deki değer kaybı ve enflasyon beklentileri
Raporda, Türk lirasındaki değer kaybının devam edeceği ve bunun enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağı ifade edildi. Goldman Sachs, 2026 yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 22'den yüzde 27'ye çıkardı. Kur geçişkenliğinin güçlü olduğu Türkiye'de, TL'nin reel olarak değer kaybetmesi ithalat fiyatlarını artırarak enflasyonu körüklüyor. Banka, bu nedenle para politikasının sıkı kalmasının kritik olduğunu savunuyor.
Büyümedeki yavaşlama enflasyonla mücadelede kilit rol oynuyor
Analizde dikkat çeken bir diğer nokta, büyümedeki yavaşlamanın enflasyonu düşürmede kur etkisinden daha belirleyici olduğu değerlendirmesi. Goldman Sachs, iç talepteki soğumanın fiyat baskılarını hafifleteceğini öngörüyor. Yüksek faiz ortamında kredi büyümesinin yavaşlaması ve tüketici harcamalarının azalması, enflasyonun düşüş trendine girmesine yardımcı olabilir. Ancak bu süreçte işsizlik ve büyüme kayıpları da gündeme gelebilir.
Merkez Bankası'nın politikaları ve dolarizasyon riski
Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dolarizasyonu önlemek için yüksek faiz politikasını sürdüreceğini belirtti. Raporda, "TCMB, TL'ye güveni artırmak ve döviz talebini kontrol altında tutmak için sıkı duruşunu koruyacak" denildi. Ayrıca, rezerv birikiminin devam ettiği ancak finansal istikrar açısından dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Dolarizasyon eğiliminin devam etmesi halinde, TL üzerindeki baskının artabileceği uyarısı yapıldı.
Değerlendirme ve bağlam
Goldman Sachs'ın revize ettiği enflasyon tahminleri, Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları bir kez daha ortaya koyuyor. Kur ve büyüme arasındaki denge, enflasyonla mücadelede belirleyici olmayı sürdürecek. TCMB'nin faiz indirimine gitmesi durumunda, dolarizasyonun hızlanabileceği ve enflasyon beklentilerinin bozulabileceği unutulmamalı. Bu nedenle, öngörülebilir ve şeffaf bir politika çizgisi, Türkiye'nin ekonomik istikrarı için hayati önem taşıyor. Yılın ikinci yarısında enflasyon verileri ve büyüme rakamları, merkez bankasının atacağı adımlar konusunda daha net sinyaller verecek.