Goldman Sachs, Türkiye ekonomisinin 2025 yılı büyüme tahminini yüzde 3,2'den yüzde 2,6'ya revize ederek uluslararası kurumların resesyon endişelerine katıldı. ABD merkezli yatırım bankası, ülkedeki enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının iç talebi baskılaması ve küresel ekonomideki yavaşlamanın ihracatı olumsuz etkilemesi nedeniyle büyümenin ivme kaybedeceğini öngörüyor. Bu revizyon, OECD ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) son haftalarda yaptığı düşüşlerin ardından geldi.
Enflasyon ve Faiz Politikası Büyümeyi Frenliyor
Goldman Sachs ekonomistleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini yüzde 50'de tutarak sıkı duruşunu sürdürmesinin kredi büyümesini yavaşlattığını belirtiyor. Banka raporunda, tüketici harcamalarındaki yavaşlama ve yatırım iştahındaki azalmanın 2025'in ilk yarısında daha belirgin hale geleceği ifade ediliyor. Ayrıca, kamu harcamalarındaki disiplin ve mali teşviklerin sınırlandırılmasının da büyümeyi aşağı çeken faktörler arasında sayılıyor. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 40 seviyelerine gerilemesi beklenirken, bu oranın hala yüksek olması nedeniyle tüketici ve iş dünyası güveninin zayıf kalmaya devam edeceği öngörülüyor.
Küresel Koşullar ve İhracattaki Riskler
Goldman Sachs'ın revizyonunda, küresel ekonomideki yavaşlamanın Türkiye'nin ana ihracat pazarları olan Avrupa ve Orta Doğu'da talebi düşürmesi etkili oldu. Özellikle Almanya ekonomisindeki durgunluk ve Çin'deki toparlanmanın yavaş seyri, Türk ihracatçıları için önemli riskler oluşturuyor. Banka, turizm gelirlerinin ise 2024'teki rekor seviyelerin altında kalabileceğini, jeopolitik gerilimlerin ve güçlü doların seyahat harcamalarını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Cari açıkta iyileşme sinyalleri görülse de, dış finansman ihtiyacının yüksek kalması döviz kuru üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Uluslararası Kurumların Ortak Beklentisi
Goldman Sachs'ın revizyonu, OECD'nin kasım ayında Türkiye için 2025 büyüme tahminini yüzde 3,2'den yüzde 2,9'a indirmesinin ardından geldi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da eylül ayında yayımladığı raporda büyüme beklentisini yüzde 3,5'ten yüzde 2,7'ye düşürdü. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise en son Nisan 2024'te yaptığı güncellemede yüzde 3,2 büyüme tahmini vermişti. Bu veriler, yabancı kurumların Türkiye'nin enflasyonu düşürme çabalarının kısa vadede büyümeyi feda etmeyi gerektirebileceği yönünde hemfikir olduğunu gösteriyor. Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2025-2027 Orta Vadeli Programı'nda büyüme hedefi yüzde 4,5 olarak belirlenmişti. Goldman Sachs'ın tahmini, resmi hedefin yaklaşık 2 puan altında kalarak politika yapıcılar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Goldman Sachs'ın revizyonu, Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 2,6 büyüyeceğine işaret ederken, bu oran 2024'teki yüzde 3,5'lik tahminin de altında. Sıkı para politikasının devam etmesi ve küresel talebin zayıf seyretmesi durumunda daha sert bir yavaşlama da mümkün görülüyor. Hükümetin yapısal reformlarla büyüme potansiyelini artırma çabaları ise kısa vadede meyve vermeyecek gibi duruyor. Enflasyonla mücadele ile büyüme arasındaki bu hassas denge, önümüzdeki dönemde ekonomik kararların merkezinde yer almaya devam edecek.