Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne ilçesi açıklarında batan yolcu gemisinde can pazarı yaşanırken, olayla ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Edinilen bilgilere göre, aynı gemi faciadan sadece bir gün önce de şiddetli bir fırtınaya yakalanmış ve o sırada gemide bulunan yolcular büyük korku yaşamıştı. Bu durum, geminin güvenliği ve seferlerin zamanlaması konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Yetkililer, olayla ilgili geniş kapsamlı bir soruşturma başlatırken, gözler bölgedeki denizcilik kurallarına ve olası ihmal iddialarına çevrildi.
Fırtına Uyarılarına Rağmen Sefer Yapıldı mı?
Gemi, 15 Ocak sabahı Girne Limanı'ndan kalkarak ana karaya yönelmişti. Ancak henüz limandan ayrıldıktan kısa bir süre sonra, bölgede aniden bastıran şiddetli fırtına nedeniyle zor anlar yaşandı. Dalgaların boyu 5 metreye ulaşırken, yaklaşık 200 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin makine dairesine su girmesi sonucu araç güvertesinde yangın çıktı. Yangın kısa sürede kontrol altına alınsa da gemi yan yatmaya başladı. Yolcular can yelekleriyle filikalara yönelirken, bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve balıkçı tekneleri tahliyeyi gerçekleştirdi. Kazada ölen ya da yaralanan olmazken, yolcuların bir kısmı şok geçirdi.
Olayın ardından konuşan bir görgü tanığı, "Bir gün önce de aynı fırtınayı yaşamıştık. Gemi sallanıyordu, herkes panik içindeydi. O zaman da yetkililere durumu bildirdik ama kimse ciddiye almadı. Bugün aynı şeyi tekrar yaşadık, bu sefer daha kötüydü" dedi. Bu açıklamalar, geminin bir gün önce de aynı rotada sefer yaptığını ve o sırada da olumsuz hava koşullarıyla karşılaştığını gösteriyor. Ancak şirketin, meteorolojik uyarılara rağmen seferi iptal etmemesi dikkat çekiyor.
Soruşturma Başlatıldı, Şirket Yöneticileri Gözaltında
KKTC Başbakanlık Sözcüsü yaptığı açıklamada, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını belirterek, "Geminin batış nedeninin tam olarak belirlenmesi için uzman ekipler görevlendirildi. Ayrıca, geminin teknik durumu ve sefer öncesi yapılan kontroller titizlikle incelenecek. Sorumluluğu bulunan herkes hakkında yasal işlem yapılacaktır" ifadelerini kullandı. Soruşturma kapsamında gemi şirketinin yöneticileri ve kaptan dahil birçok kişinin ifadesine başvurulurken, bazı yöneticilerin gözaltına alındığı öğrenildi.
Kuzey Kıbrıs'ta deniz ulaşımının güvenliği, son yıllarda artan yolcu ve araç taşımacılığı nedeniyle sık sık gündeme geliyor. Bölgede faaliyet gösteren feribot şirketlerinin, özellikle kış aylarında ani hava değişimlerine karşı yeterli önlem almadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Uzmanlar, bu tür kazaların önüne geçilmesi için seferlerin hava koşullarına göre daha esnek bir planlamayla yapılması gerektiğini vurguluyor. Denizcilik Müsteşarlığı'nın, tüm deniz araçları için zorunlu bakım ve güvenlik denetimlerini daha sıkı uygulaması isteniyor.
Yaşanan bu ikinci fırtına, geminin batışında ihmalin boyutunu ortaya koyuyor. Bir gün önce yaşanan olayın ardından geminin seferden men edilmemesi, hem yolcuların hem de mürettebatın hayatını riske attı. Konuyla ilgili olarak, geminin sigorta şirketi de kendi araştırmasını başlatırken, yolcuların uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması için hukuki sürecin başlatılabileceği belirtiliyor.