Giresun'un bazı ilçelerinde dün etkili olan şiddetli sağanak yağış, sel, taşkın ve heyelanlara neden oldu. Meydana gelen afetlerde 12 konut, 4 iş yeri ve 1 araç zarar gördü. Yapılan tespitlere göre toplam hasar 2 milyon 261 bin 700 lira olarak hesaplandı. Özellikle yüksek kesimli ilçelerde metrekareye yaklaşık 200 kilogram yağış düştüğü belirlendi. Yağlıdere ilçesinde dere taşması ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.
Yetkililer Hasar Tespit Çalışması Başlattı
Giresun Valiliği, etkili olan sağanak sonrası hasar tespit ekiplerini bölgeye yönlendirdi. Yapılan ön çalışmalarda, özellikle tarım arazileri ve altyapıda da önemli kayıplar yaşandığı bildirildi. Ancak resmi açıklamada öncelikli olarak konut, iş yeri ve araç hasarlarına yer verildi. Ekiplerin çalışmaları devam ederken, zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli adımların atılacağı belirtildi.
Dere Taşması Kamerada
Yağlıdere ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle dere yatağı taştı. Taşkın anları, bir vatandaş tarafından cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, hızla akan suyun çevredeki tarım arazilerine ve yollara zarar verdiği görülüyor. Bu görüntüler, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, aşırı yağışların Karadeniz Bölgesi'nde sık yaşandığını ve altyapı ile dere yataklarının ıslah edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Meteorolojik Veriler ve Uyarılar
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, sağanak yağışların özellikle Giresun'un iç ve yüksek kesimlerinde etkili olduğu belirlendi. Metrekareye düşen yağış miktarı bazı ilçelerde 200 kilogramı aştı. Bu miktar, bölgede son yılların en yüksek değeri olarak kayıtlara geçti. Meteoroloji yetkilileri, vatandaşları sel ve heyelan riskine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Bölgede birkaç gün daha sağanak yağış beklendiği için tedbirlerin sürdürülmesi istendi.
Giresun'da yaşanan bu afet, bölgenin kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle ani ve şiddetli yağışların arttığına dikkat çekiyor. Bu tür olayların önüne geçebilmek için dere yataklarının temizlenmesi, yerleşim yerlerinin riskli bölgelerden uzaklaştırılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Yetkililerin de bu yönde çalışmalar yapması, yaşanabilecek can ve mal kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.