Dünya genelinde 50 yaş altı yetişkinlerde kanser vakaları son otuz yılda yüzde 80 oranında artarken, uzun süredir devam eden küresel araştırmalar bu artışın arkasındaki sinsi nedenlerden birini gün yüzüne çıkardı. Bilim insanları, kronik uykusuzluk sorunu yaşayan gençlerin ölümcül kanser türlerine yakalanma riskinin sağlıklı uyuyan akranlarına göre 3 kat daha yüksek olduğunu belirledi. Özellikle meme, prostat, kolon ve akciğer kanserlerinde bu riskin belirgin şekilde arttığı gözlemlendi.
Araştırma nasıl yapıldı?
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde 15 ülkeden 30 araştırma merkezinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş çaplı çalışma, 50 yaş altı 1,2 milyon kişinin sağlık verilerini analiz etti. Katılımcıların uyku düzenleri, çalışma saatleri, stres seviyeleri ve genetik yatkınlıkları detaylı şekilde incelendi. 12 yıl boyunca takip edilen bireylerde uyku süresi 6 saatten az olanlarda kolon kanseri riskinin yüzde 45, meme kanseri riskinin yüzde 38 arttığı; uyku kalitesi bozuk olanlarda ise prostat kanseri riskinin 2,5 kat yükseldiği tespit edildi.
Uykusuzluk kansere nasıl zemin hazırlıyor?
Uyku yoksunluğu, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak kanser hücrelerini tanıma ve yok etme mekanizmasını bozuyor. Ayrıca melatonin hormonunun salgılanmasını azaltarak hücre yenilenmesini olumsuz etkiliyor. Kronik uykusuzluk, DNA hasarının onarımını da engelliyor. Özellikle gençlerde akıllı telefon, bilgisayar ve sosyal medya kullanımının uyku süresini kısalttığı, bu durumun kanser riskini artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, 18-30 yaş arası bireylerin günde ortalama 5,2 saat uyuduğunu, ideal sürenin ise 7-9 saat olduğunu vurguluyor.
Genç nüfusta artışın diğer nedenleri
Uykusuzluk dışında işlenmiş gıda tüketimi, hareketsiz yaşam, obezite ve çevresel toksinler de gençlerde kanser artışında rol oynuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2023 raporuna göre, 20-49 yaş aralığında en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında kolon (yılda %4,2 artış), meme (%3,8) ve pankreas (%2,9) yer alıyor. Genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de bu artışa katkı sağladığı düşünülüyor.
Öte yandan Tokyo Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kenji Tanaka, "Uyku düzenini iyileştirmek, gençler için en basit ve en etkili korunma yöntemi olabilir. Ancak bu tek başına yeterli değil; düzenli tarama ve sağlıklı beslenme de şart" dedi. Araştırmacılar, özellikle vardiyalı çalışan gençlerde riskin daha yüksek olduğunu, bu nedenle iş yeri düzenlemelerinin de önemli olduğunu belirtiyor.
Uykusuzluğun sadece kanser değil, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite gibi diğer kronik rahatsızlıklarla da ilişkisi düşünüldüğünde, toplum sağlığı açısından uyku alışkanlıklarının iyileştirilmesi acil bir halk sağlığı önceliği olarak öne çıkıyor. Sağlık otoriteleri, genç nüfusun uyku hijyenine yönelik farkındalık kampanyaları başlatmaya hazırlanıyor.