EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve EMEP Ankara Milletvekili Sevda Karaca, İstanbul Gedik Üniversitesi'nde mobbinge uğrayarak sözleşmesi feshedilen araştırma görevlisi Uğur Eren Yasak'ın yaşadığı mağduriyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Milletvekilleri, üniversite yönetiminin çalışanlara yönelik baskıcı tutumunu ve hukuki süreçlerdeki cezasızlık algısını eleştirerek, konunun araştırılmasını ve mağdurun haklarının korunmasını talep etti. Olay, akademik özgürlük ve iş güvencesi tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Mobbing İddiaları ve Sözleşme Feshi
İstanbul Gedik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışan Uğur Eren Yasak, uzun süredir maruz kaldığı psikolojik baskı ve mobbing nedeniyle iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini öne sürüyor. Yasak'ın avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, üniversite yönetiminin keyfi uygulamalarına karşı hukuki mücadele başlattığı bildirildi. Konu, EMEP milletvekilleri tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan yazılı soru önergesiyle gündeme getirildi. Önergede, üniversitede yaşanan mobbing olaylarının arka planı, fesih kararının gerekçeleri ve bu tür uygulamaların önlenmesi için hangi adımların atılacağı soruldu.
Meclise Taşınan Sorunun Ayrıntıları
EMEP milletvekilleri, verdikleri soru önergesinde, Uğur Eren Yasak'ın sendikal faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını ve üniversite yönetiminin baskıcı bir tutum sergilediğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye'de özel üniversitelerde çalışan akademisyenlerin güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekilerek, iş güvencesi yasalarının etkin bir şekilde uygulanmadığı ifade edildi. Milletvekilleri, üniversite patronlarının cezasız kalmasına yol açan yasal boşlukların doldurulması gerektiğini belirtti. Önergede, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın konuyla ilgili denetim yapması ve mağduriyetin giderilmesi için gerekli adımların atılması istendi.
Konuya ilişkin değerlendirme yapan İş Hukuku uzmanları, özel üniversitelerde yaşanan mobbing vakalarının arttığına dikkat çekti. Uzmanlar, işverenlerin keyfi fesih yetkilerini sınırlayan iş güvencesi hükümlerinin etkin biçimde uygulanması halinde bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebileceğini kaydetti. Akademik camiada ise bu olay, üniversite yönetimlerinin baskıcı tutumlarına karşı dayanışma çağrılarıyla karşılandı.
Üniversite Yönetiminden Açıklama
İstanbul Gedik Üniversitesi rektörlüğü, sözleşme feshine ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, sürecin hukuki prosedürlere uygun olarak yürütüldüğünü savundu. Açıklamada, Uğur Eren Yasak'ın görev tanımına uygun davranmadığı ve bu nedenle sözleşmesinin yenilenmediği belirtildi. Ancak iddiaların aksine, Yasak'ın sendikal faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle hedef alındığına dair somut bir yanıt verilmedi.
Üniversite çalışanları ise anonim olarak yaptıkları açıklamalarda, yönetimin özellikle sendikalı ve eleştirel çalışanlara yönelik baskıları artırdığını iddia etti. Bu durum, üniversite içinde huzursuzluk yaratırken, akademik özgürlük endişelerini de gündeme getirdi.
EMEP milletvekilleri, soru önergelerine verilen yanıtları yakından takip edeceklerini ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Ayrıca, Uğur Eren Yasak'ın yanında olduklarını ifade ederek, hukuk mücadelesinin sonuna kadar destekleyeceklerini vurguladı.