Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Harun Kütahya, kemiklerin aşırı yüklenme ve tekrarlayan zorlanmalar nedeniyle zarar görmesiyle ortaya çıkan stres kırığının, özellikle spor yapan kişilerde sık görüldüğünü ve kas ağrısıyla karıştırılabildiğini söyledi. Kütahya, geçmeyen bacak ve ayak ağrılarında bu rahatsızlığın akla getirilmesi gerektiğini vurgulayarak erken teşhisin tedavi sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Stres kırığı nedir, neden oluşur?
Stres kırığı, kemiğin normalde taşıyabileceği yükün üzerinde tekrarlayan kuvvetlere maruz kalması sonucu gelişen bir yaralanma türüdür. Özellikle koşu, atletizm, futbol, basketbol gibi yoğun ayak ve bacak kullanımı gerektiren sporlarda antrenman hacminin hızlı artırılması, yetersiz dinlenme, sert zeminlerde yapılan çalışmalar ve uygun olmayan ayakkabı seçimi risk faktörleri arasında yer alır. Kütahya, stres kırığının ani bir travmayla değil, genellikle haftalar içinde gelişen mikro hasarların birikmesiyle oluştuğunu belirtti.
Uzman, bu durumun sıklıkla kas ağrısı, tendinit veya basit zorlanma ile karıştırıldığını ifade ederek “Hastalar dinlenmeyle geçmeyen, belirli bir noktada yoğunlaşan ve aktiviteyle artan ağrıdan yakınıyor. Ancak çoğu zaman bu şikayetler önemsenmeyip antrenmanlara devam ediliyor. Bu da kırığın ilerlemesine ve iyileşme süresinin uzamasına yol açıyor” dedi.
Erken teşhis tedavi başarısını artırıyor
Stres kırıklarının tanısında fizik muayenenin yanı sıra görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını aktaran Op. Dr. Harun Kütahya, erken dönemde manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve bazı durumlarda sintigrafinin önemli ipuçları verebildiğini söyledi. Klasik röntgen grafilerinin erken evrede yeterli olmayabileceğini belirten Kütahya, “Bu nedenle klinik şüphe çok kıymetli. Doğru öykü ve muayene ile tanıya hızla ulaşmak mümkün” diye konuştu.
Tedavi sürecinde öncelikli hedefin yüklenmeyi azaltmak olduğunu vurgulayan Kütahya, dinlenme, aktivite modifikasyonu, gerekli durumlarda destekleyici ortez kullanımı ve kademeli geri dönüş programı uygulandığını ifade etti. Beslenmenin de iyileşmede rol oynadığını, kalsiyum ve D vitamini düzeylerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ekledi. Kütahya, “Stres kırığında en büyük hata, ağrı geçince hemen eski antrenman düzenine dönmektir. Kemik iyileşmesi zaman alır; aceleci davranmak nüks riskini artırır” uyarısında bulundu.
Sporcularda korunma yolları
Stres kırıklarından korunmak için antrenman yükünün kademeli olarak artırılması, haftada en az bir gün tam dinlenme, farklı zeminlerde çalışma ve doğru ayakkabı seçimi öneriliyor. Kütahya, özellikle genç sporcularda büyüme döneminde kemik yapısının hassasiyetine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek düzenli sporcu takibinin önemine işaret etti. Ayrıca ağrının iki haftadan uzun sürmesi, dinlenmeyle gerilememesi veya gece ağrısı şeklinde ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Stres kırığı, doğru tanı ve uygun tedaviyle çoğu hastada tam iyileşmeyle sonuçlanıyor. Ancak uzmanlar, özellikle amatör sporcular ve düzenli egzersiz yapan kişiler arasında farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyor. Basit bir kas ağrısı sanılan şikayetin aslında kemiğin yapısal bir uyarısı olabileceği unutulmamalı.