AKP Şanlıurfa Milletvekili Hikmet Başak’ın damadı Fuat Naci Ö., bir ilçe belediyesinin gecekondu ıslah biriminde çalışırken, kısa süre içinde bakanlık bünyesinde üst düzey bir pozisyona atandı. Bu ilginç kariyer sıçraması, kamuoyunda kayırmacılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Fuat Naci Ö.’nün hangi bakanlıkta görevlendirildiği ve atama sürecinin nasıl işlediği merak konusu oldu.
Gecekondu masasından bakanlık koltuğuna
Edinilen bilgilere göre Fuat Naci Ö., daha önce Şanlıurfa’nın bir ilçe belediyesinde gecekondu ıslah biriminde memur olarak çalışıyordu. Görevi, kaçak yapılaşmayla mücadele ve ıslah projelerini yürütmekti. Ancak kayınpederi Hikmet Başak’ın milletvekili seçilmesinin ardından Fuat Naci Ö., kısa sürede bakanlıkta danışmanlık veya benzeri bir üst düzey kadroya atandı. Atamanın hangi bakanlık tarafından yapıldığı henüz netlik kazanmasa da, isminin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı ile anıldığı iddia ediliyor.
Kayırmacılık tartışmaları
Bu tür atamalar, Türkiye’de siyasi himaye ve liyakatsizlik eleştirilerini beraberinde getiriyor. Muhalefet partileri, kamu kaynaklarının akraba ve yakınlara peşkeş çekildiğini savunurken, iktidar kanadı her atamanın liyakat esasına göre yapıldığını öne sürüyor. Fuat Naci Ö.’nün durumu, özellikle gecekondu biriminden bakanlığa geçişin sıra dışı olması nedeniyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, kamu personel sistemi ve siyasi etki konusunda şeffaflık çağrısı yapıyor. Olay, Türkiye’de bürokrasideki dönüşümün bir örneği olarak da değerlendiriliyor.
Gelişmeyle ilgili olarak AKP cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, Hikmet Başak’ın ofisi konuyla ilgili “usulsüzlük yok” mesajı verdi. Ancak kamuoyu, atamanın detaylarını ve Fuat Naci Ö.’nün yeni görev tanımını bekliyor. Bu dosya, önümüzdeki günlerde Meclis gündemine taşınabilir.
Bağımsız değerlendirme: Türkiye’de kamu atamalarında liyakat ilkesinin zedelenmesi, uzun vadede bürokrasinin verimliliğini ve güvenilirliğini etkileyebilir. Gecekondudan bakanlığa uzanan bu hikaye, siyasi iktidarın kendi kadrolarını oluşturma stratejisinin bir yansıması olarak okunabilir. Kamuoyunun bu tür atamalarla ilgili şeffaflık talebi, demokratik denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.