Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in ablukası altındaki Gazze Şeridi'nden geçen haftadan bu yana tedavi amacıyla sınır dışına hasta çıkarılmadığını duyurdu. Bakanlık yetkilileri, sınırlı sayıda gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin tamamen durduğunu belirterek, binlerce hastanın acil tedavi için yurt dışına çıkmayı beklediğini ifade etti. Bu durum, bölgedeki sağlık hizmetlerinin zaten kritik seviyede olduğu bir dönemde yeni bir kriz kapısı aralıyor.
Tıbbi Tahliyeler Neden Durdu?
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, tıbbi tahliyelerin durmasının nedenlerine ilişkin ayrıntılı bilgi vermedi. Ancak bölgedeki sağlık yetkilileri, İsrail'in sınır geçişlerini kapalı tutması ve güvenlik gerekçeleriyle hareketliliği kısıtlamasının bu sonucu doğurduğunu belirtiyor. Geçtiğimiz haftalarda Refah Sınır Kapısı üzerinden sınırlı sayıda yaralı ve hasta tahliye edilmişti. Ancak bu operasyonların sona ermesiyle birlikte, tedavi bekleyen hastalar için umutlar azalmış durumda.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) daha önceki raporlarına göre, Gazze'de 10 binden fazla hastanın acil tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu tahmin ediliyor. Bu hastalar arasında kanser hastaları, kronik böbrek yetmezliği olanlar, ciddi yaralanmalar geçiren çocuklar ve kalp rahatsızlığı bulunan yaşlılar yer alıyor. Sağlık Bakanlığı, bu hastaların büyük bölümünün hayati risk taşıdığını vurguluyor.
Sağlık Sistemi Çökme Noktasında
Gazze'deki hastaneler, aylardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle büyük ölçüde işlevsiz hale gelmiş durumda. Birçok hastane hizmet dışı kalırken, ayakta kalanlar da ilaç, tıbbi malzeme, yakıt ve personel sıkıntısı çekiyor. Sağlık Bakanlığı, mevcut koşullarda basit ameliyatların bile yapılamadığını, yaralıların enfeksiyon riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Bölgedeki doktorlar, tıbbi tahliyelerin yeniden başlamaması halinde ölümlerin kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor. Özellikle çocuk hastalar ve yoğun bakım ihtiyacı olanlar için zamanın daraldığı ifade ediliyor. Gazze'deki sağlık yetkilileri, uluslararası topluma ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak, tıbbi tahliyelerin bir an önce yeniden başlatılması için baskı yapılmasını istiyor.
Uluslararası Tepkiler ve Belirsizlik
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), tıbbi tahliyelerin durmasının insani bir felaketi derinleştireceği uyarısında bulundu. Örgüt, tüm taraflara hasta ve yaralıların güvenli geçişi için derhal adım atma çağrısı yaptı. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Mısır ve Ürdün gibi bölge ülkeleri, sınırlı sayıda hastayı kabul etmeye hazır olduklarını açıklamış olsalar da, İsrail'in onayı olmadan bu tahliyelerin gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. İsrail makamları ise tıbbi tahliyeler konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı. Gözlemciler, ablukanın sürmesi halinde Gazze'deki insani krizin daha da ağırlaşacağını belirtiyor.
Ekonomik Boyut: Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Maliyet
Tıbbi tahliyelerin durması, yalnızca sağlık değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da yıkıcı etkiler yaratıyor. Gazze'de sağlık sisteminin çökmesi, halihazırda yüksek olan işsizlik ve yoksulluk oranlarını daha da artırıyor. Hastanelerin çalışamaz hale gelmesi, sağlık çalışanlarının işlerini kaybetmesine ve ailelerin geçim kaynaklarını yitirmesine neden oluyor. Ayrıca, yurt dışında tedavi görmesi gereken hastaların masrafları, aileler için ulaşılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye yönelik insani yardımların artırılması gerektiğini vurguluyor, ancak abluka nedeniyle bu yardımların ulaştırılması da giderek zorlaşıyor.
Uzmanlar, Gazze'deki sağlık krizinin sadece tıbbi değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir çöküşü de beraberinde getirdiğini belirtiyor. Tıbbi tahliyelerin yeniden başlamaması, bölgede yaşayan 2,3 milyon insanın geleceğini daha da belirsiz hale getiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın açıklaması, uluslararası toplumun acil müdahalesi olmadan durumun daha da kötüleşeceğini gösteriyor.