İsrail'in Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırıların üzerinden 1000 gün geçti. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, bu süreçte toplam can kaybı 73 bini aşarken, 21 bin 500'den fazla çocuk hayatını kaybetti. Ateşkes anlaşmasına rağmen saldırıların devam ettiği bölgede konutların yüzde 92'si yıkıldı, açlık BM raporlarıyla tescillendi. Maddi zararın 80 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.
İnsani kriz derinleşiyor
Gazze'de 1000 gündür süren saldırılarda sivil altyapı hedef alınırken, hastaneler, okullar ve kamplar defalarca vuruldu. Sağlık Bakanlığı, ölenlerin yüzde 70'inden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu duyurdu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), bölgede 1,9 milyon kişinin yerinden edildiğini belirtiyor. Ateşkesin ardından sağlanan kısmi insani yardıma rağmen, gıda ve temiz suya erişim hala ciddi bir sorun. Dünya Gıda Programı (WFP), nüfusun yüzde 80'inin gıda güvensizliği yaşadığını raporladı. Özellikle kuzeydeki bölgelerde akut yetersiz beslenme oranları kritik seviyede.
Uluslararası hukuk ve yaptırımlar
Saldırıların başlangıcından bu yana, İsrail aleyhine Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ve Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) soykırım davaları açıldı. Güney Afrika'nın UAD'de açtığı davada mahkeme, İsrail'in soykırımı önlemek için tedbirler almasına hükmetti. Ancak İsrail'in bu kararlara uymadığı belirtiliyor. ABD ve Avrupa Birliği'nin birçok ülkesi, İsrail'e silah satışını sürdürürken, bazı Avrupa ülkeleri sembolik kısıtlamalar getirdi. Türkiye, İsrail'le ticareti durdurduğunu açıkladı ancak Filistin yönetimi, uluslararası toplumun daha etkili yaptırımlar uygulaması gerektiğini savunuyor.
Yeniden inşa ve gelecek
Gazze'deki yıkımın boyutu, savaş sonrası yeniden inşa sürecinin on yıllar alabileceğini gösteriyor. BM raporlarına göre, enkaz kaldırma çalışmaları bile en az 3 yıl sürecek. 80 milyar dolarlık maddi hasarın karşılanması için uluslararası fon ihtiyacı büyük. Ancak mevcut siyasi belirsizlik, bağışçı ülkelerin taahhütlerini ertelemesine neden oluyor. Filistinliler ise kalıcı bir barış ve bağımsız devlet umudunu koruyor. Uzmanlar, 1000 günlük soykırımın Gazze'nin demografik yapısını kalıcı olarak değiştireceğini, psikolojik travmanın nesiller boyu süreceğini belirtiyor.
Gazze'de yaşanan insanlık dramı, sadece bölgesel değil, küresel bir vicdan sorunu olarak önümüzde duruyor. 1000 gün boyunca devam eden şiddet sarmalı, uluslararası hukukun ve insan haklarının koruyuculuğunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve siyasi çözümün bulunması için başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere tüm aktörlerin sorumluluk alması gerekiyor.