İsrail işgal güçleri ve Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Son olarak, Nablus kenti yakınlarında bulunan bir cami kundaklanarak ateşe verildi. Olayda can kaybı yaşanmazken, camide büyük maddi hasar meydana geldi. Bu saldırı, Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden ve 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği soykırımın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Batı Şeria'da Tırmanan Şiddet
İsrail ordusu ve yerleşimciler, Batı Şeria'da Filistin köylerine, tarım arazilerine ve ibadethanelere yönelik saldırıları artırdı. Yerel kaynaklara göre, son bir ay içinde 10'dan fazla camiye saldırı düzenlendi, bazıları tamamen yakıldı. İsrail güçleri, saldırıları 'güvenlik önlemi' olarak nitelendirirken, Filistin yönetimi bu eylemleri 'devlet terörü' olarak tanımlıyor. Batı Şeria'da 2024 yılının ilk yarısında 300'den fazla Filistinli öldürüldü, binlercesi gözaltına alındı.
- Nablus'ta cami kundaklaması sonrası Filistinliler protesto gösterileri düzenledi.
- İsrail ordusu, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu ancak henüz gözaltı yapılmadı.
- Birleşmiş Milletler, Batı Şeria'daki şiddetin durdurulması için acil çağrıda bulundu.
Gazze'de Soykırım Devam Ediyor
Gazze Şeridi'nde İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırılarda şu ana kadar 73 bin Filistinli hayatını kaybetti. Saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere on binlerce kişi yaralandı. Sağlık altyapısı büyük ölçüde çökerken, hastaneler bombalandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak nitelendiren bir ön soruşturma başlattı. Ancak İsrail, bu suçlamaları reddediyor.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Filistin tarafı yaşananları 'soykırım' olarak tanımlarken, birçok ülke ve insan hakları örgütü İsrail'i kınadı. BM Genel Kurulu, İsrail'e kınama kararı aldı ancak ABD, İsrail'i desteklemeye devam ediyor. Bölgedeki gerilim, İran ve Hizbullah'ın da dahil olduğu daha geniş bir savaşa dönüşme riski taşıyor. Uzmanlar, İsrail'in sistematik olarak Filistinlileri hedef aldığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtiyor.
Bu olay, işgal altındaki Filistin topraklarında yıllardır süren zulmün en son örneği. Filistin halkı, uluslararası toplumun somut adımlar atmaması nedeniyle kaderine terk edilmiş durumda. Uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları normlarının korunması için acil müdahale gerekiyor.