Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden 100 Filistinlinin cenazesi, İsrail'in bombaladığı Zeytun Mahallesi'nde yıkılmış binaların arasındaki alanda toprağa verildi. Enkazdan çıkarılan naaşlar arasında en az 60 çocuğun bulunduğu belirtildi. Cenazeler, yan yana dizilerek kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları içinde defnedildi.
Enkaz Altından Çıkarılan 100 Cenaze
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Zeytun Mahallesi, İsrail ordusunun yoğun bombardımanı altında kalan bölgelerden biri. Son günlerde enkaz kaldırma çalışmaları sırasında çıkarılan 100 Filistinlinin cenazesi, kimlik tespiti yapılamadan toplu halde defnedildi. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre, hayatını kaybedenlerin en az 60'ı çocuk. Cenazeler, yıkılan binaların molozları arasında oluşturulan bir alanda yan yana dizildi. Filistinliler, cenaze namazını kıldıktan sonra gözyaşlarıyla toprağa verdikleri yakınları için dua etti.
Bölgede yaşayan görgü tanıkları, enkaz altında hâlâ çok sayıda kişinin olduğunu ve kurtarma çalışmalarının yetersiz ekipmanla sürdürüldüğünü ifade ediyor. Zeytun Mahallesi'nde altyapı tamamen çökmüş durumda; su, elektrik ve sağlık hizmetleri neredeyse tamamen durmuş durumda. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye insani yardım ulaştırmakta zorluk çekiyor.
7 Ekim'den Bu Yana Can Kaybı Artıyor
7 Ekim 2023'te başlayan çatışmalar, Gazze'de büyük bir yıkıma yol açtı. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, o tarihten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı on binleri aştı; ölenlerin önemli bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. İsrail, saldırıların Hamas'ı hedef aldığını savunurken, uluslararası kuruluşlar sivil kayıpların boyutuna dikkat çekerek ateşkes çağrılarını yineliyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, Gazze'deki insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiğini raporluyor.
Zeytun Mahallesi'ndeki toplu defin, savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Ölen çocukların yaşlarının çok küçük olduğu, hatta bazılarının bebek olduğu belirtiliyor. Aileler, çocuklarının cesetlerini teşhis etmekte güçlük çekiyor; çünkü birçok ceset parçalanmış durumda. Cenaze törenine katılanlar, yaşadıkları acıyı tarif etmekte zorlanırken, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi.
Uluslararası Tepkiler ve Ateşkes Çabaları
Gazze'deki son gelişmeler, dünya başkentlerinde protestolara yol açtı. Birçok ülke, İsrail'e saldırıları durdurma çağrısı yaparken, bazı devletler ise İsrail'in kendini savunma hakkını vurguluyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes için yapılan oylamalar sonuçsuz kaldı. Bölgeye insani yardım koridoru açılması yönündeki talepler ise henüz karşılık bulmuş değil.
Türkiye, Gazze'deki saldırıları kınayarak ateşkes çağrısında bulunan ülkeler arasında yer alıyor. Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda sivillerin korunması gerektiğini vurguluyor ve iki devletli çözümün önemine dikkat çekiyor. Ancak sahada durum giderek ağırlaşıyor; hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada, temiz suya erişim neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.
Toplu Definler ve Kimlik Tespiti Sorunu
Gazze'de son aylarda sık sık toplu definler yapılıyor. Cenazelerin çoğu, kimlik tespiti yapılamadan defnediliyor. Bu durum, kayıplarını arayan aileler için büyük bir travma yaratıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, cesetlerin kimliklendirilmesi için çalışmalar yürütse de güvenlik koşulları ve kaynak yetersizliği nedeniyle bu süreç sekteye uğruyor.
Zeytun Mahallesi'nde defnedilen 100 kişinin isimleri henüz netleşmedi. Filistinli yetkililer, defin işlemlerinin hızlı bir şekilde yapıldığını çünkü cesetlerin bekletilmesinin salgın riski taşıdığını belirtiyor. Bölgede tifüs ve kolera gibi hastalıkların yayılabileceği uyarısı yapılıyor.
İnsani Kriz Derinleşiyor
Gazze'de 2,3 milyon insan, temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Elektrik kesintileri nedeniyle hastanelerdeki yaşam destek üniteleri çalışmıyor, fırınlar ekmek üretemiyor. Yardım kuruluşları, yakıt ve gıda stoklarının tükendiğini, bölgeye ulaşan yardımların ise ihtiyacın çok altında kaldığını belirtiyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı'ndan geçen yardım tırları, yetersiz sayıda olduğu için dağıtımda büyük sorunlar yaşanıyor.
Uluslararası Af Örgütü, Gazze'de işlenen olası savaş suçlarına dair raporlar yayımladı. İsrail'in sivil altyapıyı hedef almasının uluslararası hukuku ihlal ettiği öne sürülüyor. İsrail ise bu iddiaları reddederek, hedeflerin askeri olduğunu savunuyor. Bağımsız gözlemciler, her iki tarafın da savaş suçu işlemiş olabileceğini belirtiyor.
Çocuklar: Savaşın En Kırılgan Kurbanları
Gazze'de hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 40'ını çocuklar oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), bölgede her gün onlarca çocuğun yaşamını yitirdiğini açıkladı. Hayatta kalan çocuklar ise ağır psikolojik travma yaşıyor; birçoğu ailesini kaybetmiş, evsiz kalmış ve eğitimden mahrum. Uzmanlar, bu çocukların gelecekte topluma kazandırılması için uzun yıllara yayılan bir rehabilitasyon sürecine ihtiyaç duyulacağını vurguluyor.
Zeytun Mahallesi'ndeki toplu defin töreni, savaşın çocuklar üzerindeki yıkımını gözler önüne seren sembol anlardan biri oldu. Cenazeye katılan bir baba, "Çocuğumu kendi ellerimle toprağa verdim. Bu acıyı kelimelerle anlatamam" diyerek gözyaşı döktü. Uluslararası toplumun acil ateşkes ve insani koridor çağrıları sürerken, Gazze'de her geçen gün yeni mezarlar kazılıyor.
Birçok analist, mevcut koşullarda kalıcı bir barışın sağlanmasının zor olduğunu, ancak insani felaketin önlenmesi için derhal adım atılması gerektiğini ifade ediyor. Gazze'deki yıkımın boyutu, savaş sonrası yeniden inşa sürecinin yıllar alacağını gösteriyor. Ancak öncelikli olan, akan kanın durdurulması ve hayatta kalanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi.