Gamze Özçelik, 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail saldırılarının ilk gününden itibaren Gazze'de zulme uğrayan Filistinlilere destek veriyor. Açtığı ekmek fırınları bombalanmasına rağmen gıda paketleri ve temiz su dağıtımını sürdüren Özçelik, uluslararası toplumun ilgisizliğine rağmen yardım çalışmalarını kesintisiz devam ettiriyor.
Yardım faaliyetleri ve karşılaşılan engeller
Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde kurulan ekmek fırını, İsrail hava saldırıları sonucu kullanılamaz hale geldi. Özçelik, bunun üzerine gıda kolileri ve su tankerleriyle yardımı alternatif yollardan organize etmeye başladı. Özellikle çocuklar ve hamile kadınların en çok ihtiyaç duyduğu beslenme ve hijyen malzemelerinin temini için Türkiye'den bağış kampanyaları düzenliyor.
Uluslararası tepkiler ve Türkiye'nin rolü
Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze'ye insani yardım göndermeye devam ediyor. Gamze Özçelik gibi gönüllüler, devlet destekli yardımları sahada distribüte eden önemli aktörler. Öte yandan Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki açlık ve susuzluk tehlikesine dikkat çekerken ateşkes çağrıları sürüyor. Ancak İsrail'in yardım koridorlarını kısıtlaması, insani krizi derinleştiriyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre saldırılarda ölenlerin sayısı 35 bini aştı. Yaralı sayısı ise 75 binin üzerinde. Altyapı büyük oranda tahrip oldu, hastaneler ve okullar çalışamaz hale geldi.
Gamze Özçelik'in çağrısı
Yardım kampanyasını sosyal medya hesaplarından duyuran Özçelik, 'Gazze'deki kardeşlerimiz her gün ölümle burun buruna. Onları yalnız bırakmamalıyız. Her bir bağış, bir hayat demek' ifadelerini kullandı. Kış koşullarının da etkisiyle binlerce aile açık havada yaşam mücadelesi veriyor. Temiz suya erişim yok, salgın hastalıklar yayılıyor.
Gamze Özçelik'in yürüttüğü çalışmalar, sivil toplumun savaş bölgesinde üstlenebileceği kritik rolü bir kez daha gösteriyor. Uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, sivillerin hedef alındığı bu süreçte, bireysel ve kurumsal yardım çabaları hayati önem taşıyor. Ateşkesin bir an önce sağlanması ve kalıcı barış için diplomatik girişimlerin yoğunlaştırılması gerekiyor.