Gazze Barış Kurulu'nun Washington'daki ilk toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İsrailli temsilci Michael Eisenberg arasında sert bir tartışma yaşandığı öne sürüldü. İsrail Kanal 13'ün haberine göre, tartışma Fidan'ın İsrail'in Gazze'deki saldırılarına ilişkin sözleri üzerine başladı. Toplantıda gerilimin yükselmesi üzerine eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in araya girerek tarafları sakinleştirmeye çalıştığı iddia edildi.
Toplantının Arka Planı ve Katılımcılar
Gazze Barış Kurulu, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların ardından bölgede kalıcı barışı tesis etmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir platform olarak biliniyor. Kurulun Washington'daki ilk toplantısı, ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleşti. Toplantıya Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı. İsrail tarafını ise iş insanı Michael Eisenberg temsil etti. Eisenberg, İsrail'in önde gelen girişimcilerinden ve aynı zamanda İsrail hükümetine yakın isimlerden biri olarak tanınıyor. Toplantıda ayrıca ABD heyetinde Jared Kushner'in de bulunduğu belirtildi.
Habere göre, Fidan konuşmasında İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını sert bir dille eleştirdi ve sivil kayıplara dikkat çekti. Fidan'ın, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bölgede insani kriz yarattığını vurguladığı iddia edildi. Bu sözler üzerine İsrailli temsilci Eisenberg'in itiraz ettiği ve karşılıklı olarak sertleşen bir tartışma yaşandığı öne sürüldü.
Tartışmanın Seyri ve Kushner'in Müdahalesi
İsrail Kanal 13'ün aktardığına göre, tartışma kısa sürede büyüdü ve toplantının havası gerildi. Fidan'ın İsrail'in Gazze'deki eylemlerini "savaş suçu" olarak nitelendirdiği, Eisenberg'in ise bu ifadeleri kabul etmeyerek İsrail'in kendini savunduğunu söylediği belirtildi. İddiaya göre, tartışmanın daha da tırmanması üzerine Jared Kushner araya girerek tarafları sakinleştirmeye çalıştı. Kushner'in, toplantının amacının karşılıklı suçlamalar değil, çözüm yolları aramak olduğunu vurguladığı ifade edildi.
Toplantıya katılan diğer heyetlerin de gerilimden rahatsız olduğu ve bir an önce gündeme dönülmesini istediği kaydedildi. Olayın ardından toplantının nasıl sonuçlandığına dair net bir bilgi paylaşılmadı. Ancak görüşmelerin verimli geçmediği yönünde izlenimler olduğu belirtildi.
Türkiye ve İsrail'den Resmi Açıklama Yok
Habere konu tartışma hakkında ne Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan ne de İsrail yetkililerinden resmi bir açıklama yapılmadı. Konunun basına yansımasının ardından her iki tarafın da sessizliğini koruması dikkat çekti. Uzmanlar, böyle bir tartışmanın iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da olumsuz etkileyebileceğini değerlendiriyor.
Gazze Barış Kurulu'nun önümüzdeki günlerde yeniden toplanması bekleniyor. Ancak bu olayın ardından toplantıların seyrinin nasıl olacağı belirsizliğini koruyor. Uluslararası kamuoyu, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü sürdürüp sürdüremeyeceğini yakından takip ediyor.
Arka Plan: Gazze'deki Durum ve Barış Çabaları
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları Ekim 2023'ten bu yana aralıklarla devam ediyor. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği çatışmalarda altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Uluslararası kuruluşlar, bölgede insani yardımın ulaştırılmasında ciddi sıkıntılar yaşandığını bildiriyor. Türkiye, çatışmaların başından itibaren İsrail'in saldırılarını eleştirirken, ateşkes ve iki devletli çözüm çağrısı yapıyor. İsrail ise operasyonlarını kendini savunma hakkı çerçevesinde meşru gördüğünü savunuyor.
Gazze Barış Kurulu, bölgede kalıcı ateşkesi sağlamak ve yeniden inşa sürecine katkı sunmak amacıyla kuruldu. Kurulun ilk toplantısında yaşanan bu gerilim, barış çabalarının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Taraflar arasındaki güvensizlik, müzakerelerin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Değerlendirme
Gazze Barış Kurulu toplantısında yaşandığı iddia edilen bu tartışma, uluslararası diplomasinin ne kadar zorlu bir dönemden geçtiğini gösteriyor. Türkiye'nin İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik tutumu ile İsrail'in kendini savunma söylemi arasındaki uçurum, masada uzlaşmayı zorlaştırıyor. Jared Kushner gibi isimlerin arabuluculuk çabaları ise geçici çözümler üretmeye çalışsa da taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları devam ediyor. Önümüzdeki süreçte benzer gerilimlerin yaşanması muhtemel görünüyor. Barış Kurulu'nun etkinliği, tarafların karşılıklı suçlamaları bir kenara bırakıp somut adımlar atmasına bağlı.