Gazze Şeridi'nde, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü yoğun saldırılar ve yıllardır devam eden abluka nedeniyle sağlık sistemi çökme noktasına gelirken, yerinden edilmiş Filistinli çocuklar arasında suçiçeği vakaları hızla artıyor. Yetersiz beslenme, kalabalık barınma koşulları ve temiz suya erişimdeki sıkıntılar, özellikle 5 yaş altı çocuklarda salgının yayılmasına yol açıyor.
Suçiçeği vakalarındaki artış endişe verici
Gazze'deki sağlık yetkilileri, son iki ayda suçiçeği vakalarında belirgin bir artış yaşandığını bildiriyor. Yerinden edilme kamplarında ve geçici barınma alanlarında hijyen koşullarının yetersizliği, virüsün hızla yayılmasına neden oluyor. Özellikle aşılama oranlarının düşük olduğu bölgelerde salgın kontrol altına alınamıyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, salgının çocuklar arasında daha da yayılabileceği uyarısında bulunuyor.
Kötü yaşam koşulları ve sağlık sisteminin çöküşü
İsrail ablukası nedeniyle temel ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekilen Gazze'de, hastanelerdeki yatak sayısı yetersiz kalıyor. Suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da tükenmek üzere. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki sağlık durumunun kritik olduğunu ve salgının daha da kötüleşebileceğini belirtiyor. Yerinden edilmiş ailelerin çoğu, bir odaya sıkışmış şekilde yaşıyor ve bu durum hastalığın yayılmasını hızlandırıyor.
Uluslararası yardımlar yetersiz kalıyor
Uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik yardımları, salgını durdurmak için yetersiz kalıyor. Sınırlı sayıda tıbbi malzeme ve aşı yardımı yapılabilirken, çatışmaların devam etmesi yardımların dağıtımını zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki insani krizin derinleştiğini ve salgınlarla mücadele için acil müdahale gerektiğini vurguluyor. Ancak siyasi çıkmaz, yardımların önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Yerel sağlık ekipleri, tüm kısıtlamalara rağmen aşılama kampanyaları düzenlemeye çalışıyor. Ancak artan bombardıman ve nüfus hareketliliği, bu çabaları sekteye uğratıyor. Uzmanlar, salgının durdurulması için kapsamlı bir ateşkes ve sağlık tesislerine erişimin güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor.
Gazze'deki bu sağlık krizi, savaşın sivil nüfus üzerindeki yıkıcı etkilerinin bir yansıması olarak görülüyor. Suçiçeği gibi önlenebilir bir hastalığın salgın haline gelmesi, bölgedeki yaşam koşullarının ne kadar vahim olduğunu ortaya koyuyor. Uluslararası toplumun bu krize acil müdahale etmemesi halinde, daha büyük sağlık felaketleri kaçınılmaz olacaktır.