İşgalci İsrail'in yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü saldırılarda Gazze Şeridi'nde büyük ölçüde tahrip olan altyapı, yüz binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin yaşamını tehdit eden yeni bir çevre ve sağlık krizine yol açtı. Kanalizasyon sistemlerinin çökmesi, temiz su kaynaklarının kirlenmesi ve atık yönetiminin durması nedeniyle kolera, tifo, hepatit A gibi su ve kanalizasyon kaynaklı hastalıklar hızla yayılıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bölgede yaşayan 2,2 milyon kişinin yarısından fazlası güvenli içme suyuna erişemiyor ve her gün yüzlerce yeni ishal vakası kaydediliyor.
Altyapının çöküşü ve sağlık üzerindeki etkileri
İsrail bombardımanları sonucunda Gazze'deki su arıtma tesislerinin yüzde 80'i, kanalizasyon pompa istasyonlarının ise yüzde 70'i kullanılamaz hale geldi. Bu durum, atık suların açık kanallarda akmasına ve yer altı sularına karışmasına neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'de salgın hastalık riskinin 'çok yüksek' olduğunu belirtirken, özellikle çocuklar ve yaşlılar arasında ölüm oranlarının arttığına dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta sadece bir kampta 300'den fazla akut ishal vakası rapor edildi.
Yerinden edilen Filistinlilerin durumu
Gazze Şeridi'nde evlerini terk etmek zorunda kalan yaklaşık 1,5 milyon kişi, çadır kentlerde ve okullarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu geçici yerleşim yerlerinde hijyen koşullarının yetersizliği, hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor. Birçok aile, günde sadece birkaç litre kirli suya erişebiliyor. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), bölgede temiz su ve sabun gibi temel malzemelerin eksik olduğunu ve bu durumun salgınları önlemeyi imkansız hale getirdiğini açıkladı.
Uluslararası yardımlar ve acil ihtiyaçlar
Uluslararası toplum, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için çaba gösterse de, sınırlı geçiş noktaları ve güvenlik endişeleri yardımların yeterli düzeye ulaşmasını engelliyor. Su ve kanalizasyon altyapısının onarımı için acilen 100 milyon dolardan fazla kaynak gerektiği tahmin ediliyor. Bu arada, İsrail'in son saldırıları sırasında su şebekelerine verilen hasar, birçok bölgede suyun tamamen kesilmesine yol açtı. Yardım kuruluşları, su tankeri dağıtımı ve su arıtma tabletleri sağlama gibi geçici çözümler üretmeye çalışsa da, bu çabalar kalıcı bir çözüm sunmaktan uzak.
Sonuç olarak, Gazze'de yaşanan sağlık krizi, savaşın yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda uzun vadeli çevresel ve toplumsal sorunlara yol açtığını gösteriyor. Altyapının yeniden inşası için ateşkes sağlanması ve uluslararası desteğin artması hayati önem taşıyor. Ancak müzakerelerin sürmesi ve bölgedeki belirsizlik, Filistinlilerin bu yeni tehditle başa çıkmasını giderek zorlaştırıyor.