Gazze Şeridi'nde İsrail'in son hava saldırılarında yerle bir olan sekiz binanın enkazında, hayatını kaybeden 170 kişinin cenazesinin bulunabileceği bildirildi. Filistin Sivil Savunma ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcarken, bölgede insani durum giderek kötüleşiyor. Saldırıların hedef aldığı binalarda sivillerin yanı sıra sağlık çalışanlarının da bulunduğu belirtiliyor.
Enkazda Yaşam Mücadelesi
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail güçlerinin son 24 saatte düzenlediği saldırılarda sekiz binanın tamamen yıkıldığını ve bu binalarda en az 170 kişinin yaşamını yitirdiğini tahmin ettiklerini açıkladı. Sivil savunma görevlileri, enkaz altında hâlâ canlı kurtarılmayı bekleyenlerin olabileceğini belirterek, arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğünü duyurdu. Bölgedeki hastaneler, yoğun yaralı akını nedeniyle kapasitesinin üzerinde hizmet vermeye çalışıyor; temel tıbbi malzeme ve kan stokları tükenme noktasına geldi.
Uluslararası Topluma Çağrı
Filistinli yetkililer, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulunarak, enkaz altında kalanlar için iş makineleri ve arama kurtarma ekiplerinin bölgeye gönderilmesini istedi. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'deki insani durumun felaket boyutuna ulaştığını vurguladı. Ayrıca, İsrail ordusunun saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği yorumları yapılırken, bazı ülkeler derhal ateşkes çağrısında bulunuyor.
Krizin Derinleşen Etkileri
Gazze, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in yoğun bombardımanına maruz kalıyor. Binlerce sivil yaşamını yitirdi, yüz binlerce kişi yerinden edildi. Altyapı büyük ölçüde tahrip olurken, elektrik, su ve iletişim hizmetleri kesintiye uğradı. BM verilerine göre, Gazze'deki nüfusun neredeyse tamamı insani yardıma muhtaç durumda. Bu son saldırılarla birlikte ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Arama kurtarma çalışmaları, yetersiz ekipman ve malzeme nedeniyle büyük güçlüklerle yürütülüyor. Bazı bölgelerde enkaz altındaki cenazelere haftalarca ulaşılamadığı biliniyor.
Bu tablo, bölgede kalıcı bir çözümün aciliyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. İki devletli çözüm temelinde siyasi bir sürecin başlatılması, şiddet sarmalının sona ermesi için zorunlu görünüyor. Ancak mevcut koşullarda sivillerin korunması ve insani yardımların engelsiz ulaştırılması öncelik taşıyor. Uluslararası toplumun, taraflar üzerinde etkili bir baskı kurarak ateşkes sağlanması için harekete geçmesi bekleniyor. Aksi takdirde Gazze'deki insani felaketin daha da derinleşmesi kaçınılmaz görünüyor.