İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yıkılan evlerin enkazından yaklaşık 3 yıl sonra çıkarılan 75 Filistinlinin naaşı, Gazze'nin Derec Mahallesi'nde düzenlenen törenle defnedildi. Beyaz kefenlere ve Filistin bayraklarına sarılan naaşlar, yakınları tarafından gözyaşları içinde karşılandı. Cenaze töreninde aile fertlerini kaybeden Gazzeliler, mum yakıp nöbet tutarak acılarını dile getirdi.
Enkaz altından çıkarılan naaşlar için toplu cenaze
Gazze'nin Derec Mahallesi'nde bulunan el-Enbiya Camii önünde toplanan yüzlerce kişi, enkazdan çıkarılan 75 naaşın bulunduğu ambulansları ve cenaze araçlarını tekbirlerle karşıladı. Naaşlar, kılınan cenaze namazının ardından mahalledeki mezarlığa defnedildi. Cenaze törenine katılan aileler, yakınlarının kemiklerini bile toplayamadıklarını belirterek, "Yaramız hiç iyileşmedi, toprağımızı terk etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Filistinli yetkililer, enkazdan çıkarılan naaşların büyük bölümünün kimlik tespitinin yapılamadığını, bazılarının ise DNA testleri sonucu aileleri tarafından teşhis edildiğini açıkladı. Derec Mahallesi sakinleri, 3 yıl boyunca enkaz altında kalan yakınlarının naaşlarına ulaşmak için defalarca yetkililere başvurduklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi.
3 yıl sonra gelen acı haber
Gazze'deki sivil savunma ekipleri, enkaz altındaki naaşların çıkarılması için uzun süredir çalışma yürütüyordu. Ancak yeterli ekipman ve güvenli çalışma koşullarının olmaması nedeniyle bu süreç aylar aldı. Son olarak Derec Mahallesi'nde yıkılan bir apartmanın enkazında yapılan kazı çalışmalarında 75 kişiye ait naaş bulundu. Naaşların, 2021 yılındaki saldırılarda hayatını kaybeden ve enkaz altında kalan Filistinlilere ait olduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'de enkaz altında hâlâ binlerce kişinin naaşının bulunduğunu tahmin ediyor. Uzmanlar, enkaz kaldırma çalışmalarının yavaş ilerlemesinin hem teknik yetersizliklerden hem de devam eden güvenlik risklerinden kaynaklandığını ifade ediyor. Filistinli aileler, yakınlarının naaşlarına ulaşabilmek için uluslararası toplumdan destek talep ediyor.
Uluslararası tepkiler ve insani durum
Cenaze töreninin ardından açıklama yapan Gazze'deki yetkililer, bölgede insani krizin derinleştiğini vurguladı. Sağlık ekiplerinin naaşları teşhis etmekte zorlandığını belirten yetkililer, kayıp yakınlarının DNA örnekleri vererek kayıt altına alındığını söyledi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, enkaz altındaki naaşların çıkarılması için taraflara güvenli geçiş izni çağrısında bulundu.
İsrail'in 2021 yılındaki saldırılarında Gazze genelinde binlerce bina yıkıldı veya ağır hasar gördü. Filistin İstatistik Merkezi'nin verilerine göre, o dönemde 250'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, bunların önemli bir kısmı enkaz altında kaldı. Sivil savunma ekipleri, enkaz altında kalan naaşların çıkarılması için uluslararası yardım çağrısını yineliyor.
Derec Mahallesi'nde yaşayan ve 3 yıl önce eşini ve iki çocuğunu kaybeden Ayşe Ebu Nada, cenaze sırasında yaptığı açıklamada, "Bugün onların naaşlarına kavuştum ama kalbimdeki acı dinmedi. Enkaz altında kalan herkes için adalet istiyoruz" dedi. Cenaze törenine katılan diğer aileler de benzer duyguları paylaşarak, kayıplarının hesabının sorulmasını istedi.
Gazze'deki insani durum, enkaz kaldırma çalışmalarının yanı sıra temel ihtiyaçlara erişimde de güçlüklerle dolu. Bölgede elektrik kesintileri, su kıtlığı ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler günlük yaşamı zorlaştırıyor. Uluslararası kuruluşlar, Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çağrılarını sürdürüyor.
Uzmanlar, enkaz altındaki naaşların çıkarılmasının sadece aileler için değil, toplumsal travmanın atlatılması için de önemli olduğunu belirtiyor. Psikologlar, kayıp yakınlarının naaşlarına ulaşamamasının yas sürecini derinleştirdiğini ve bu durumun uzun vadeli psikolojik etkiler yarattığını ifade ediyor. Gazze'de ruh sağlığı hizmetlerine erişim ise sınırlı durumda.
Son olarak, Derec Mahallesi'ndeki cenaze töreni, Gazze'de yaşanan insani dramın bir kez daha gözler önüne serdi. Aileler, uluslararası toplumun sessizliğinden yakınırken, adalet arayışlarını sürdüreceklerini vurguladı. Bölgede kalıcı bir barışın sağlanması ve enkaz altındaki tüm kayıpların çıkarılması için uluslararası baskının artırılması gerektiği belirtiliyor.