İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasını ihlal ederek Gazze Şeridi'nin batısındaki Ketibe bölgesine 10'dan fazla hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda en az bir Filistinli hayatını kaybederken, çok sayıda kişi de yaralandı. Görgü tanıkları, insansız hava araçlarının (İHA) yoğun şekilde bombaladığı bölgede büyük panik yaşandığını ve arama-kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları çıkarmak için çalıştığını bildirdi.
Saldırının Detayları
Yerel kaynaklara göre, saldırılar akşam saatlerinde başladı ve aralıklarla devam etti. İsrail savaş uçakları ve İHA'ları, Ketibe bölgesindeki sivil yerleşimleri ve araçları hedef aldı. İlk belirlemelere göre, bir araç tamamen kullanılamaz hale gelirken, çevredeki binalarda da hasar oluştu. Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiğini, 15'ten fazla kişinin yaralandığını ve yaralıların çevre hastanelere kaldırıldığını açıkladı.
Ateşkesin Durumu
Bu saldırı, Mısır ve Katar arabuluculuğunda sağlanan ve 24 Mayıs'ta yürürlüğe giren ateşkesin en ciddi ihlali olarak değerlendiriliyor. Ateşkes, taraflar arasında esir takası ve insani yardımın ulaştırılması konularında bir umut ışığı olmuştu. Ancak İsrail'in bu saldırısı, ateşkesin sürdürülebilirliği konusunda endişeleri artırdı. Hamas sözcüsü, saldırıyı kınayarak, 'Ateşkesi ihlal eden İsrail, bunun sonuçlarına katlanacaktır' dedi.
Uluslararası toplumdan ise saldırıya tepkiler gelmeye başladı. Birleşmiş Milletler, ateşkesin korunması çağrısında bulunurken, ABD ise İsrail'in meşru müdafaa hakkına vurgu yaparak, saldırının istihbarata dayandığını öne sürdü. Ancak insan hakları örgütleri, saldırının orantısız olduğunu ve sivillerin hedef alındığını belirtti.
Bölgedeki İnsani Durum
Gazze'de 7 Ekim'den bu yana süren çatışmalar nedeniyle büyük bir insani kriz yaşanıyor. BM verilerine göre, 2 milyondan fazla Filistinli yerinden edilmiş durumda ve gıda, su, ilaç gibi temel ihtiyaç maddelerinde ciddi sıkıntılar bulunuyor. Ateşkesin sağlanmasıyla birlikte insani yardım tırlarının Gazze'ye girişi başlamıştı. Ancak son saldırı, bu yardımların ulaştırılmasını da sekteye uğratabilir.
Uluslararası Tepkiler ve Görüşler
Saldırı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu, 'Ateşkes anlaşmasına bağlılık, kalıcı barışın ön koşuludur' diyerek, İsrail'e ateşkese uyma çağrısı yaptı. Mısır ise hem İsrail hem de Hamas'a arabuluculuk çabalarını sürdüreceğini, ancak tansiyonun düşürülmesi için tarafların sorumlu davranması gerektiğini bildirdi.
Öte yandan, İsrail hükümeti saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamada, hedef alınan noktada 'Hamas'ın askeri altyapısının bulunduğunu' ve saldırının bu nedenle gerçekleştirildiğini savundu. İsrail Ordu Sözcüsü, 'Hamas, ateşkesi ihlal ederek saldırı hazırlığı içindeydi. Biz de bu tehdidi bertaraf ettik' ifadelerini kullandı. Ancak bu iddia, Filistinli yetkililer tarafından 'uydurma' olarak nitelendirildi.
Bölgesel Gerilim
Son saldırı, sadece Gazze'yi değil, bölgesel gerilimi de tırmandırma potansiyeli taşıyor. Lübnan Hizbullah'ı, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını kınarken, İran ise İsrail'i 'savaş suçu' işlemekle suçladı. Bu durum, Orta Doğu'da yeni bir çatışma dalgasının habercisi olabilir. Özellikle İsrail'in İran'a yönelik olası bir saldırı ihtimali, bölgedeki gerilimi artıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Sonuç ve Bağlam
Ateşkesin sağlanmasından bu yana geçen kısa süre içinde yaşanan bu büyük ihlal, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her iki taraf da birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçluyor ve karşılıklı güven ortamı oluşmuş değil. Sivil kayıpların artması ise uluslararası toplumun arabuluculuk çabalarını zayıflatabilir. Bu saldırının, kalıcı bir barışın tesisi için tarafların siyasi iradesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatması gerekiyor. Aksi takdirde, bölge yeniden şiddet sarmalına sürüklenebilir ve en büyük bedeli yine sivil Filistinliler ödeyecektir.