İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen devam ediyor. Son verilere göre, ateşkesin başlangıcından bu yana düzenlenen saldırılarda 1417 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 964 kişi ise yaralandı. Uluslararası toplumun çağrılarına rağmen İsrail ordusunun operasyonlarını sürdürmesi, bölgede insan hakları ihlallerine ilişkin endişeleri artırıyor.
Ateşkes Sonrası Saldırıların Bilançosu
10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, Gazze'de kısa süreli bir sakinlik sağlamıştı. Ancak İsrail'in ateşkesi ihlal eden saldırıları, sivil kayıpların yeniden artmasına neden oldu. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan alınan bilgilere göre, ateşkesin ardından 1417 kişi yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 4 bin 964'e ulaştı. Saldırıların çoğu, yoğun nüfuslu bölgelerde gerçekleşti ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu siviller hedef alındı.
Gazze'deki yerel kaynaklar, saldırıların özellikle Han Yunus, Refah ve Gazze Şehri'nin doğusunda yoğunlaştığını bildiriyor. Ateşkes döneminde evlerine dönmeye çalışan Filistinliler, yeniden yerinden edilme riskiyle karşı karşıya kaldı. Birleşmiş Milletler, bölgede insani yardım koridorlarının güvenliğinin sağlanamadığını ve temel ihtiyaçlara erişimin giderek zorlaştığını vurguluyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
İsrail'in ateşkesi ihlal etmesi, uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, saldırıları kınayarak, sivil kayıpların hesabının sorulması gerektiğini belirtti. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) olası bir savaş suçu soruşturması yeniden gündeme gelirken, insan hakları avukatları, delillerin toplanması ve bağımsız bir soruşturma başlatılması çağrısında bulunuyor.
Öte yandan, ateşkesin ekonomik ve insani etkileri de derinleşiyor. Gazze'de altyapının büyük bölümü tahrip oldu, hastaneler ve okullar işlevsiz hale geldi. Bölgedeki işsizlik oranı yüzde 70'in üzerine çıkarken, gıda ve ilaç sıkıntısı had safhada. Uluslararası yardım kuruluşları, sınır kapılarının kapalı olması nedeniyle insani yardımların ulaştırılamadığını belirtiyor.
Ekonomik Yansımalar ve Bölgesel Gerilim
Gazze'deki çatışmalar, Orta Doğu ekonomisini de olumsuz etkiliyor. İsrail'in saldırıları, bölgesel ticaret yollarını ve enerji arz güvenliğini tehdit ediyor. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, artan mülteci akını ve ekonomik baskılarla mücadele ediyor. Ayrıca, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalar yaşanıyor; yatırımcılar, jeopolitik riskler nedeniyle temkinli davranıyor.
Türkiye, ateşkesin sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, insani yardım malzemelerinin Gazze'ye ulaştırılması için çaba harcıyor. Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in saldırılarını kınayan açıklamalar yaparak, uluslararası toplumu acil eyleme geçmeye davet etti. Ancak, ateşkesin kalıcı olması için taraflar arasında güven tesisi ve diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
İsrail'in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi, Gazze'de insani krizi derinleştiriyor. 1417 ölü ve 4 bin 964 yaralı, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Uluslararası hukukun ihlali ve sivil kayıpların artması, bölgede barış umutlarını zayıflatıyor. Kalıcı bir çözüm için tarafların müzakere masasına dönmesi ve insani yardımların engelsiz ulaştırılması şart. Aksi halde, ölü sayısının daha da artması ve bölgesel istikrarsızlığın yayılması kaçınılmaz görünüyor.