İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı ve aralıksız sürdürdüğü saldırılar sonucunda Gazze Şeridi'nde 74 bin kişi hayatını kaybetti. Üç yıldır devam eden ve tarihin en büyük katliamlarından biri olarak nitelendirilen bu süreçte, bölge nüfusunun neredeyse tamamı en az bir kez yerinden edildi. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre, altyapı büyük ölçüde tahrip edildi ve insani yardım erişimi ciddi şekilde kısıtlandı.
1948'den Bugüne Uzanan Süreç
Filistin topraklarındaki işgal ve yerinden etme politikaları 1948 yılına kadar uzanıyor. Ancak 7 Ekim 2023'te başlayan son operasyonlarla birlikte İsrail, soykırımı sistematik bir boyuta taşıdı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, üç yıl içinde Gazze'de konut stokunun %70'i yıkıldı veya ağır hasar gördü. Hastaneler, okullar ve su arıtma tesisleri hedef alındı; bölge halkı temel hizmetlerden yoksun bırakıldı.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail'in eylemlerini "savaş suçu" ve "insanlığa karşı suç" olarak tanımladı. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'na sunduğu soykırım davası devam ederken, çok sayıda ülke İsrail'e yönelik yaptırımları artırdı.
Ekonomik Yıkım ve Bölgesel Etkiler
Çatışmanın ekonomik boyutu da her geçen gün ağırlaşıyor. Dünya Bankası tahminlerine göre Gazze'de altyapı hasarı 18,5 milyar doları aştı. İşsizlik oranı %80'e ulaştı, yoksulluk sınırının altında yaşayan nüfus %90'ı geçti. İsrail ekonomisi de savaşın yükünü taşıyor: Savunma harcamaları GSYH'nin %7'sine çıktı, turizm gelirleri %60 düştü. Bölgesel ticaret yolları ve enerji projeleri sekteye uğradı.
Türkiye, saldırıların başlangıcından bu yana Filistin'e insani yardım gönderiyor ve diplomatik girişimlerde bulunuyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları ise kalıcı ateşkese ulaşamadı. ABD'nin askeri desteği devam ederken, Avrupa Birliği üyeleri arasında görüş ayrılıkları sürüyor.
İnsani Krizin Boyutları
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Gazze'deki 2,3 milyon insanın %90'ının yerinden edildiğini bildirdi. Çoğu aile birden fazla kez göç etmek zorunda kaldı. Gıda, su ve ilaç sıkıntısı had safhada; çocuk ölümleri tarihi seviyelere ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık sisteminin çöktüğünü ve salgın hastalık riskinin arttığını açıkladı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail ve Hamas yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkardı. Ancak uygulama mekanizmaları yetersiz kalıyor. Sivil toplum kuruluşları, uluslararası toplumun etkisizliğini eleştiriyor.
Gelecek Perspektifi
Üç yıllık yıkımın ardından Gazze'nin yeniden inşası on yıllar alacak gibi görünüyor. Siyasi çözüm arayışları ise belirsizliğini koruyor. İki devletli çözüm fikri her geçen gün zayıflarken, bölgede kalıcı barış için somut adımlar atılmadıkça insani krizin daha da derinleşmesi kaçınılmaz. Uluslararası toplumun acil ve etkili müdahalesi, milyonlarca insanın geleceği için kritik önem taşıyor.