İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının üçüncü yıl dönümünde, bölgede tansiyon bir an olsun düşmedi. İsrail savaş uçakları, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus semalarında ve Mevasi bölgesi üzerinde alçak uçuş gerçekleştirdi. Uçakların ısı fişekleri atması, bölgedeki Filistinliler arasında paniğe yol açtı. Saldırıların yıl dönümünde yaşanan bu gelişme, ateşkes çabalarını da gölgeledi.
Han Yunus ve Mevasi'de Korku Dolu Anlar
Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail savaş uçakları yerel saatle akşam saatlerinde Han Yunus'un batısında alçak irtifaya indi. Ardından Mevasi bölgesi üzerinde tur atan uçaklar, geceyi aydınlatan ısı fişekleri bıraktı. Bölgede yaşayan Filistinliler, savaş uçaklarının sesinden ve ışık gösterisinden büyük korku duydu. Özellikle çocuklar ve kadınlar arasında endişe had safhaya ulaştı. Birçok aile, evlerinin bodrumlarına veya çadırlarına sığındı.
Mevasi bölgesi, daha önce İsrail ordusunun "güvenli bölge" ilan ettiği ancak defalarca saldırı düzenlediği bir alan olarak biliniyor. Burada çok sayıda yerinden edilmiş Filistinli, çadır kentlerde yaşam mücadelesi veriyor. Alçak uçuş ve ısı fişekleri, zaten zor koşullarda hayatta kalmaya çalışan bu insanların travmasını daha da derinleştirdi.
Üç Yıllık Saldırıların Bilançosu
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 2022 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden bir süreci kapsıyor. Üç yıl içinde binlerce Filistinli hayatını kaybetti, on binlercesi yaralandı. Altyapı büyük ölçüde tahrip oldu; hastaneler, okullar ve konutlar kullanılamaz hale geldi. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze'de nüfusun büyük bir kısmı insani yardıma muhtaç durumda. Elektrik ve su kesintileri günlük yaşamı felç etmiş durumda.
Uluslararası kuruluşlar, defalarca ateşkes çağrısı yaptı ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadı. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk girişimleri zaman zaman sonuç verdi; ancak kısa süreli ateşkeslerin ardından çatışmalar yeniden alevlendi. Son alçak uçuş olayı, mevcut gerilimin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Gelecek Perspektifi
İsrail'in son eylemine ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak insan hakları örgütleri, alçak uçuş ve ısı fişeği kullanımının sivil halk üzerinde kasıtlı bir korku yaratma yöntemi olduğunu belirtiyor. Uluslararası hukuk uzmanları, bu tür eylemlerin savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Bölgedeki insani kriz her geçen gün derinleşirken, Filistinliler bir yandan da temel ihtiyaç malzemelerine erişimde zorluk çekiyor.
Öte yandan, İsrail hükümeti operasyonların "terör altyapısını hedef aldığını" savunuyor. Ancak sivil kayıplar ve yıkım, uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirileri artırıyor. Son üç yılda Avrupa başkentlerinde ve ABD'de düzenlenen protesto gösterileri, Filistin davasına verilen desteğin arttığını gösteriyor.
Gazze'de üçüncü yılın geride kalması, çözümsüzlüğün ve acının sürekliliğini simgeliyor. Alçak uçuşlar, ısı fişekleri ve bombalar, bir neslin travmayla büyümesine neden oluyor. Uluslararası toplumun etkili adımlar atmaması halinde, önümüzdeki yıllarda da benzer görüntülerin yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Gazze'de barış, ancak adil ve kalıcı bir siyasi çözümle mümkün olabilir.