Ankara Güvenpark'ta 18 gündür haklarını alabilmek için oturma eylemi yapan er gaziler, 13 Ağustos Pazartesi gününden itibaren açlık grevine başlayacaklarını duyurdu. Gaziler, askerlik görevini yaparken çeşitli nedenlerle yaralanan ve gazilik unvanı ile maaş bağlanması için uzun süredir mücadele eden kişilerden oluşuyor. Eylem, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılacağı güne denk getirilerek dikkat çekmek isteniyor.
Eylemin Arka Planı ve Gerekçesi
Er gaziler, askerlik hizmeti sırasında hastalık, kaza veya çatışma sonucu yaralanarak malul sayılan ve bu nedenle gazilik unvanı ile maaş bağlanması gereken kişiler olduklarını belirtiyor. Ancak, mevcut yasa ve yönetmeliklerdeki eksiklikler nedeniyle birçok er gazinin hak ettiği statüye ve maddi desteğe ulaşamadığı ifade ediliyor. Gaziler, özellikle harp malulü sayılma şartlarının zorlaştırılması, sağlık kurulu raporlarının yetersiz görülmesi ve başvuru süreçlerindeki bürokratik engellerden şikayetçi. 18 gündür Güvenpark'ta nöbet tutan grup, taleplerini TBMM ve ilgili bakanlıklara iletmek üzere bir komisyon kurulmasını istiyor.
Açlık Grevi Kararı ve Beklentiler
Grup sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Bugüne kadar barışçıl bir şekilde sesimizi duyurmaya çalıştık. Ancak yetkililerden somut bir yanıt alamadık. Bu nedenle pazartesi gününden itibaren süresiz açlık grevine başlıyoruz. Talebimiz, haklarımızın yasalarla güvence altına alınmasıdır.' dedi. Açlık grevinin, TBMM'nin yeni yasama yılına başlayacağı 1 Ekim'e kadar sürebileceği, bu sürede gazilerin sağlık durumlarının yakından takip edileceği belirtiliyor. Gazilere destek veren bazı sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de eyleme katılacaklarını açıkladı. Konuyla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Ancak, bakanlık yetkililerinin gazilerin taleplerini değerlendirdiği ve bir çalışma başlatıldığı yönünde kulis bilgileri mevcut.
Er gazilerin sorunları, Türkiye'de uzun yıllardır gündemde olan bir konu. Özellikle 1990'lı yıllarda yaşanan çatışmalarda yaralanan erlerin, subay ve astsubaylara tanınan haklardan yeterince yararlanamadığı biliniyor. Gazilik unvanının verilmesi ve maaş bağlanması için gerekli şartların başında 'harp malulü' sayılmak geliyor. Ancak, bu tanımın her er gaziyi kapsamadığı, özellikle görev sırasında geçirilen kaza veya hastalıkların çoğunun 'vazife malulü' sayıldığı için maaş bağlanmadığı vurgulanıyor. Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda daha önce verdiği iptal kararlarına rağmen, yasal düzenlemenin hala tamamlanmadığı belirtiliyor.
Sonuç olarak, er gazilerin açlık grevi kararı, Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor. Bu eylem, hem mağduriyetlerin giderilmesi hem de devletin savaş gazilerine karşı sorumluluğu açısından kritik bir test niteliği taşıyor. Kamuoyunun ve siyasilerin bu sürece duyarlılık göstermesi, sorunun kalıcı bir çözüme kavuşturulması için büyük önem taşıyor.