Gaziantep Adliyesi'nde yürütülen bir uyuşturucu ticareti davasında, rüşvet karşılığında beraat ve tahliye kararı verildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma, adli tarihin en çarpıcı skandallarından birine dönüşüyor. Soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan hakim ve savcıların, sanıkların avukatlarıyla yaptığı WhatsApp yazışmaları dosyaya girdi. Yazışmalarda, para pazarlığının açıkça yapıldığı ve tahliye kararının önceden planlandığı görülüyor. İşte Türkiye'nin gündemine oturan o iddiaların perde arkası.
Rüşvet pazarlığı WhatsApp'ta yapılmış
Soruşturma dosyasına yansıyan WhatsApp yazışmalarına göre, uyuşturucu ticareti suçundan tutuklu bulunan sanıkların avukatları, hakim ve savcılarla doğrudan iletişime geçmiş. Yazışmalarda "İşin halledilmesi için 500 bin lira uygun mu?" şeklinde mesajlar yer alırken, tahliye edilecek sanıkların isimleri ve tahliye tarihleri bile önceden belirlenmiş. Ayrıca, beraat kararı verilecek dosyalar için de ayrı bir pazarlık yapıldığı iddia ediliyor.
Görevden uzaklaştırılan hakimlerden birinin, avukatlara "Merak etmeyin, ben hallederim" yazdığı, savcının ise "Parayı gönderin, tahliye kararı çıkar" şeklinde talimat verdiği öne sürülüyor. Bu yazışmaların, soruşturmayı yürüten müfettişler tarafından delil olarak değerlendirildiği ve şüphelilerin ifadelerinde kullanıldığı belirtiliyor.
Hakim ve savcılar görevden uzaklaştırıldı
Olayın ortaya çıkmasının ardından, aralarında 2 hakim ve 1 savcının bulunduğu 3 kişi görevden uzaklaştırıldı. Ayrıca, bazı adliye personeli ve avukatların da soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 5 kişi tutuklandı, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında hakim ve savcıların da olduğu öğrenildi.
Uyuşturucu davasında 100 kiloluk sevkiyat
Rüşvet iddialarının merkezinde yer alan uyuşturucu davası, 2022 yılında Gaziantep'te ele geçirilen 100 kilogram eroinle ilgili. Davada 6 sanık yargılanıyordu. İddianameye göre, sanıkların bir suç örgütü kurarak uyuşturucu ticareti yaptıkları belirtiliyor. Ancak, rüşvet karşılığında bu sanıkların bir kısmının tahliye edildiği, bir kısmının ise beraat ettiği ileri sürülüyor.
Olayın ortaya çıkması ise ihbar üzerine oldu. Bir avukatın, meslektaşlarının hakim ve savcılarla para karşılığı anlaştığını fark etmesi üzerine durumu Adalet Bakanlığı'na bildirmesiyle soruşturma başladı. Bakanlık, olayı derhal incelemeye aldı ve müfettişler görevlendirdi.
Soruşturma genişliyor: Telefon ve bilgisayar incelemeleri
Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin telefonları, bilgisayarları ve tapeleri inceleniyor. Özellikle WhatsApp yazışmalarının yanı sıra, para transferlerinin de kayıt altına alındığı belirtiliyor. Müfettişler, rüşvetin nasıl iletildiğini ve kimlerin aracı olduğunu tespit etmeye çalışıyor.
Edinilen bilgiye göre, rüşvet paralarının bazılarının kripto para ile transfer edildiği, bazılarının ise elden verildiği tespit edildi. Ayrıca, hakim ve savcıların bazı hesaplarına yüklü miktarda para yatırıldığı belirlendi. Bu hesapların aile bireyleri üzerinden açıldığı ifade ediliyor.
Adalet Bakanı'ndan açıklama
Adalet Bakanı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yargıya güveni sarsacak hiçbir girişime müsaade etmeyeceğiz. Soruşturma titizlikle sürdürülüyor. Kim olursa olsun, yargıyı kirletenlerin hesap vermesi için gereken yapılacaktır" dedi. Bakan, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılacağını ve adliyenin itibarının korunacağını vurguladı.
Yargıda güven krizi
Bu skandal, Türkiye'de yargıya olan güveni bir kez daha sarsarken, benzer iddiaların geçmişte de yaşandığı hatırlatılıyor. Özellikle uyuşturucu ticareti gibi organize suçlarda, hakim ve savcıların hedef alındığı ve rüşvete teşebbüs edildiği biliniyor. Ancak bu kadar açık bir şekilde WhatsApp yazışmalarıyla belgelenmesi, olayın vahametini artırıyor.
Yargı mensupları arasında da bu durumun endişeyle karşılandığı, meslektaşlarının itibarını zedeleyecek olayların derhal aydınlatılması gerektiği belirtiliyor. Barolar, olayın takipçisi olacaklarını ve hukukun üstünlüğünün korunması için mücadele edeceklerini açıkladı.
Bu olay, aynı zamanda yargıda şeffaflık ve denetim mekanizmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Umarız bu soruşturma, tüm yönleriyle aydınlığa kavuşur ve bu tür yolsuzlukların önüne geçilebilmesi için gerekli dersler çıkarılır. Türk milleti, adaletin tecelli etmesini ve bu tür lekelere karşı yargının temiz kalmasını bekliyor.