Şanlıurfa’da "dezenformasyon" suçlamasıyla 35 gün tutuklu kalan gazeteci Mehmet Yetim, ilk duruşmada beraat etti. Yetim, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Mahkeme, yargılama sonucunda suç unsuru bulunmadığına hükmederek beraat kararı verdi. Karar, basın özgürlüğü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Tutukluluk süreci ve itirazlar
Mehmet Yetim, 15 Ağustos 2024’te sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanan Yetim, 35 gün boyunca cezaevinde kaldı. Savcılık, ilk tahliye talebine itiraz ederek Yetim’in tutukluluğunun devamını sağlamıştı. Yetim’in avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini savunuyordu.
Duruşmada beraat kararı
Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Mehmet Yetim katılmazken, avukatları hazır bulundu. Mahkeme, yargılama sonucunda Yetim’in eyleminin suç teşkil etmediğine ve atılı suçtan beraatine karar verdi. Kararda, sosyal medya paylaşımlarının eleştiri sınırları içinde kaldığı ve kamu yararına olduğu vurgulandı. Beraat kararı, duruşma salonunda bulunan basın mensupları ve izleyiciler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Basın özgürlüğü tartışmaları
Mehmet Yetim’in beraati, Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Gazeteciler, dezenformasyon yasasının eleştirel haberciliği baskılamak için kullanıldığını belirterek, yasanın dar yorumlanması gerektiğini savunuyor. Yetim’in avukatı Ali Rıza Aydın, kararın "haklılıklarını tescil ettiğini" söyledi. Basın özgürlüğü örgütleri de kararı memnuniyetle karşılayarak, benzer davalarda emsal teşkil etmesini umduklarını ifade etti.
Bağımsız değerlendirme
Mehmet Yetim’in beraati, bir gazetecinin 35 gün tutuklu kalmasının ardından adaletin tecelli etmesi olarak okunabilir. Ancak bu dava, dezenformasyon yasasının uygulanmasındaki sorunları bir kez daha gözler önüne serdi. Yasanın, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki hassas dengeyi koruyacak şekilde yorumlanması, demokratik toplumun gereğidir. Yetim’in beraati, benzer durumdaki diğer gazeteciler için umut verici olsa da, yasal düzenlemelerin netleştirilmesi ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi için daha kapsamlı adımlar atılması gerekiyor.