Gazeteci Kayhan Ayhan, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından sevk edildiği hakimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayhan, yurtdışına çıkış yasağı ve belirli günlerde imza atma yükümlülüğü ile karşı karşıya. Karar, ifade özgürlüğü ve basın mesleği açısından tartışma yarattı.
Gözaltı Süreci ve Suçlama
Kayhan Ayhan, 2023 yılının Nisan ayında sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Savcılık, Ayhan’ın paylaşımlarının “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu oluşturduğunu iddia ederek tutuklama talebinde bulundu. Ancak nöbetçi sulh ceza hakimliği, tutuklamanın ölçülü olmayacağına karar vererek adli kontrol tedbirleri uyguladı.
Adli Kontrol Koşulları
Hakimlik, Ayhan hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve haftanın belirli günlerinde karakolda imza atma yükümlülüğü getirdi. Bu karar, gazetecinin seyahat özgürlüğünü kısıtlarken, düzenli olarak yetkililere bildirimde bulunmasını zorunlu kılıyor. Avukatları, bu koşulların mesleki faaliyetleri engelleyeceğini belirterek karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Tepkiler ve Değerlendirmeler
Karar, özellikle basın özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve gazetecilik meslek örgütleri tarafından yakından takip edildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yaptığı yazılı açıklamada, “Kayhan Ayhan’ın serbest bırakılması olumlu ancak adli kontrol tedbirleri gazetecilik faaliyetlerini kısıtlıyor. Basın özgürlüğü, hiçbir kısıtlama olmaksızın tam olmalıdır” ifadelerini kullandı. Siyasi partilerden de farklı tepkiler geldi; muhalefet partileri kararı eleştirirken, iktidar kanadı yargının bağımsız karar verdiğini savundu.
Benzer Davalar ve Bağlam
Son yıllarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanan çok sayıda gazeteci ve vatandaş bulunuyor. “Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlaması, 2022’de yürürlüğe giren ve “dezenformasyon yasası” olarak anılan düzenleme kapsamında sıkça kullanılıyor. Eleştirmenler, bu maddenin ifade özgürlüğünü baskılamak için kullanıldığını öne sürerken, hükümet yetkilileri yasanın sahte haberle mücadele için gerekli olduğunu belirtiyor.
Kayhan Ayhan’ın davası, önümüzdeki günlerde esas hakkında savunma ve delillerin değerlendirilmesiyle devam edecek. Gözlemciler, davanın seyrinin Türkiye’deki basın özgürlüğü karnesi açısından önemli bir gösterge olacağını düşünüyor. Ayhan’ın avukatları, müvekkillerinin masumiyet karinesi ve adil yargılanma haklarına vurgu yaparak sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.