İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haber takibi yapan BirGün gazetesi muhabiri Kayhan Ayhan, 'halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçlamasıyla gece saatlerinde evinden gözaltına alınmasının ardından bugün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayhan, ifadesi alınmadan sevk edildiği mahkemece yurt dışına çıkış yasağı ve imza şartıyla salıverildi.
Gözaltı süreci ve adli aşamalar
Kayhan Ayhan, dün gece saat 23.00 sıralarında İstanbul'daki evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüpheli hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan işlem başlatıldı. Ayhan, geceyi polis merkezinde geçirdikten sonra sabah saatlerinde savcılığa sevk edildi. Savcılıkta ifadesi dahi alınmadan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen gazeteci, burada yapılan sorgulamanın ardından adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı. Mahkeme, Ayhan'a yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün karakolda imza atma şartı getirdi.
Dava kapsamı ve haber takibi
Kayhan Ayhan, hakkındaki suçlamalara konu olan haberlerinin, İBB'ye yönelik 'terör soruşturması' ve 'ihale usulsüzlüğü' iddialarını içerdiği belirtilen dosyayla ilgili olduğu öğrenildi. BirGün gazetesi, haberlerinde soruşturmanın hukuki boyutunu ve muhalif belediyelere yönelik baskıları ele almıştı. Gazeteci, özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmaların detaylarını kamuoyuna taşımasıyla tanınıyor.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve BirGün gazetesi, gözaltıyı 'ifade özgürlüğüne saldırı' olarak nitelendirirken, birçok sivil toplum kuruluşu da süreci yakından takip etti. TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, yaptığı açıklamada, 'Gazetecilerin haber yapma faaliyeti suç unsuruna dönüştürülemez. Kayhan Ayhan'ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz' ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) de Ayhan'a hukuki destek sundu. Gözaltı sırasında avukatına ulaşma imkanı verilmediğini belirten MLSA, sürecin hukuka aykırılıklar içerdiğini kaydetti.
Öte yandan, İçişleri Bakanlığı ve emniyet yetkilileri ise suçlamanın 'dezenformasyonla mücadele' kapsamında yapıldığını savunurken, muhalif kesimler uygulamayı 'sansür ve sindirme' olarak değerlendiriyor.
Kayhan Ayhan'ın serbest bırakılmasının ardından gazete binası önünde toplanan meslektaşları, 'Basın susturulamaz' sloganları attı. Ayhan, kısa bir açıklama yaparak 'Hukuka olan güvenimi koruyorum. Bu süreçte yalnız olmadığımı görmek beni güçlendirdi' dedi.
Son dönemde gazetecilere yönelik adli işlemlerin arttığına dikkat çeken hukukçular, bu tür uygulamaların ifade özgürlüğünü kısıtladığına vurgu yapıyor. Türkiye'de gazetecilik faaliyetlerinin sık sık yargı müdahalesine maruz kaldığı biliniyor. Kayhan Ayhan'ın davası, basın özgürlüğü ve hukuk devleti açısından önemli bir test niteliği taşıyor.
Gelişmeler takip edilecek.