Gazeteci Burhan Can Terzi, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım nedeniyle gözaltına alınmıştı. Savcılık, ifadesinin ardından Terzi'yi serbest bıraktı. Konu hakkında adli kontrol talebi olmadığı, serbest bırakma kararının ardından soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Gözaltı süreci ve serbest kalma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Burhan Can Terzi dün sabah saatlerinde ikametinde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. Gazetecinin, sosyal medya hesabı üzerinden 'transfer' başlığıyla paylaştığı bir içerik, yetkililer tarafından 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' olarak değerlendirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Terzi, savcılıkta verdiği ifadede üzerine atılı suçlamayı reddetti.
Savcı, ifadesinin ardından Terzi'nin üzerinde herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadan serbest bırakılmasına karar verdi. Karar, basın özgürlüğü açısından önemli bir gelişme olarak yorumlandı. Terzi, çıkışta yaptığı kısa açıklamada, "Ben sadece gündemdeki bir konuya dair bilgi paylaştım. Suç işleme kastım yoktu" dedi.
Olayın arka planı
Terzi'nin paylaşımı, spor camiasında gündem olan bir transfer iddiasına ilişkindi. Paylaşımda, henüz resmi açıklaması yapılmayan bir futbolcunun takım değiştireceği öne sürülüyordu. Bu paylaşım, ilgili kulüp tarafından yalanlanmış ve Terzi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.
Uzmanlar, spor haberleri başta olmak üzere spekülatif içeriklerin yayılmasının, TCK'nın 217/A maddesi kapsamında değerlendirildiğine dikkat çekiyor. Bu madde, kişilerin huzurunu bozan, korku ve panik yaratabilecek nitelikteki gerçek dışı bilgileri alenen yaymayı suç sayıyor. Ancak eleştirmenler, maddenin basın özgürlüğünü kısıtlama amacıyla kullanılabildiğini savunuyor.
Terzi'nin avukatı, müvekkilinin serbest bırakılmasının 'doğru bir karar' olduğunu belirterek, "Soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanacağını umuyoruz. Haber verme hakkı çerçevesinde yapılan bir paylaşım suç olamaz" ifadelerini kullandı.
Basın özgürlüğü tartışmaları
Yaşanan bu olay, Türkiye'de basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti konularını yeniden gündeme taşıdı. Gazeteciler Derneği (TGC) tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Gazetecilerin haber kaynaklarını ve haber verme hakkını kullanması, suç unsuru olamaz. Bu tür gözaltılar, toplumu bilgilendirme hakkına darbe vurmaktadır" denildi.
Öte yandan, yetkililer ise sosyal medyada dezenformasyonla mücadelenin önemine vurgu yapıyor. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Asılsız haberler toplumsal kargaşaya yol açabilir. Yasalar çerçevesinde her türlü suç faaliyetine karşı mücadele etmek devletin görevidir" ifadeleri yer aldı.
Burhan Can Terzi'nin serbest bırakılması, meslektaşları tarafından memnuniyetle karşılandı. Sosyal medyada #BasınÖzgürlüğü etiketiyle paylaşımlar yapıldı. Terzi'nin takipçileri, "Haber verme suç değildir" şeklinde yorumlarda bulundu.
Terzi'nin hakkındaki soruşturma devam ediyor. Savcılığın dosyayı takipsizlikle sonuçlandırması ya da iddianame düzenlemesi bekleniyor. Türkiye'de benzer birçok davada olduğu gibi, bu dosyanın da takipsizlikle kapanması ihtimali yüksek görünüyor.
Toplumun doğru bilgiye erişme hakkı, basın özgürlüğünün temelini oluşturur. Ancak özellikle spor, magazin ve siyaset gibi alanlarda hızla yayılan asılsız iddialar, bireylerin ve kurumların itibarına zarar verebiliyor. Bu nedenle, gazetecilerin haber verme hakkını kullanırken de etik ilkelere bağlı kalması büyük önem taşıyor. Olayın ardından bir kez daha görülüyor ki, hukuk devletinde herkes gibi gazeteciler de suç işlemediği sürece özgürce çalışabilmelidir. Bu gelişme, basın özgürlüğü açısından olumlu bir adım olarak kayıtlara geçmiştir.