2015 yılında gözaltındayken söylediği "Aha dayıya sor" cümlesiyle Türkiye'nin gündemine oturan ve sosyal medyada kısa sürede fenomen haline gelen Hasan Taşkıran, yaklaşık 10 yıl süren cezaevi hayatının ardından sessizliğini bozdu. Taşkıran, tahliyesinin ardından yaşadığı değişimi ve bundan sonraki hedeflerini ilk kez anlattı.
Cezaevi Yılları ve İçsel Dönüşüm
Hasan Taşkıran, suç ve ceza kavramlarıyla tanıştığı gençlik yıllarının ardından, uzun cezaevi sürecinde kendisiyle hesaplaştığını belirtti. Taşkıran, “O dönem aklımda hep o an vardı. Ama cezaevinde zaman, insanın kendini tanıması için büyük bir fırsat aslında. Ben de okumaya, kendimi geliştirmeye başladım. Kitaplar sayesinde dünyaya bakış açım tamamen değişti” dedi.
Taşkıran, cezaevinde geçirdiği sürede özellikle hukuk, yönetim ve kişisel gelişim üzerine yoğunlaştığını, eğitim alarak yeni bir perspektif kazandığını ifade etti. “Suç işleyen insanların aslında çevrelerinin kurbanı olduğunu, kimsenin kötü doğmadığını gördüm. Ben de kendi hayatımda bunu değiştirmek istedim. Tahliye olduktan sonra aynı hataya düşmemek için her şeyi yeniden planladım” diye konuştu.
Yeni Hayat ve Topluma Kazanım
Şu anda bir atölyede çalıştığını ve ailesiyle birlikte sakin bir yaşam sürdüğünü aktaran Taşkıran, yakın çevresi dışında kimseyle görüşmediğini, sosyal medyadan da uzak durduğunu söyledi. Toplumun kendisine önyargıyla yaklaştığını bildiğini ancak bunu değiştirmek için elinden geleni yapacağını vurguladı. Taşkıran, “Halkın bana bakışı haklı olarak hâlâ aynı, ama artık ben farklıyım. Zaman her şeyin ilacı olduğu gibi, insanın değişebileceğini de gösterir. Ben bu değişimi kendimde kanıtlıyorum” dedi.
Geçmişine dair pişmanlıklarını dile getiren Taşkıran, gençlere tavsiyelerde bulunarak, “Sakın yanlış işlere bulaşmayın. Arkadaş seçimi çok önemli. Ben gençken kendimi yanlış insanların arasında buldum. Ama bu ülkenin imkanları çok, herkes eğitim alabilir, çalışabilir ve iyi bir hayat kurabilir” ifadelerini kullandı. Taşkıran, maddi olarak zorluklar yaşadığını ancak manevi olarak çok güçlü olduğunu ekleyerek, önümüzdeki dönemde kendi el emeğiyle yaptığı ürünleri satmayı ve bu sayede geçimini sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Hasan Taşkıran'ın suça karıştığı dönemdeki görüntüleri hâlâ sosyal medyada dolaşırken, kendisi bu durumun artık kendisini etkilemediğini söylüyor. Taşkıran, “Görüntüler geçmişte kaldı, benim hayatım şimdi farklı. İnsanlar bir gün bana eski halini sorduğunda, ‘O gün bugündür aynı insan değilim’ diyeceğim” dedi.
Uzmanlar, uzun cezaevi dönemi sonrası topluma yeniden kazandırılan bireylerin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Sosyolog Dr. Ayşe Yılmaz, “Bu tür vakalar, ceza infaz sistemi ve rehabilitasyonun önemini ortaya koyuyor. Toplum olarak empati yapmak ve onları kucaklamak, tekrar suça karışmalarının önüne geçilmesinde kritik rol oynar” değerlendirmesinde bulundu.
Hasan Taşkıran örneği, bir insanın hatalarından ders çıkararak hayatını değiştirebileceğinin canlı kanıtı olarak görülüyor. Ancak benzer geçmişe sahip binlerce kişi, bu dönüşümü sağlayacak fırsatlar bulamadan toplumdan dışlanıyor. Bu noktada, cezaevi sonrası istihdam ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, hem bireylerin hem de toplumun geleceği için büyük önem taşıyor.