Ticaret Bakanlığı, vatandaşların yurt dışı hayallerini ve vize alma taleplerini istismar ederek sosyal medya üzerinden "garantili vize" vaadiyle dolandırıcılık yapan firmalara karşı kapsamlı bir operasyon başlattı. Yapılan açıklamaya göre, bakanlık bünyesinde özel bir ekip kuruldu ve bu ekip, sahte vize garantisi veren hesapları ve web sitelerini tespit ederek gerekli hukuki süreçleri başlatacak.
Dolandırıcılık yöntemleri deşifre edildi
Son dönemde özellikle sosyal medya platformlarında ve bazı internet sitelerinde "vize garantisi" adı altında yüksek ücretler talep eden kişi ve firmalara yönelik şikayetlerin arttığı bildirildi. Dolandırıcılar, genellikle gerçekçi görünen sahte evraklar hazırlayarak mağdurları yanıltıyor. Vatandaşlardan vize ücreti ve danışmanlık bedeli adı altında 500 ila 2000 dolar arasında değişen paralar alındığı, ancak vize işlemleri için herhangi bir adım atılmadığı tespit edildi.
Ticaret Bakanlığı yetkilileri, bu tür dolandırıcılık girişimlerinin önüne geçmek için denetimlerin sıklaştırıldığını ve özellikle para transferi yapılan banka hesaplarının takibe alındığını duyurdu. Ayrıca, vize başvurularının yalnızca resmi temsilcilikler ve anlaşmalı acenteler aracılığıyla yapılması gerektiği konusunda kamu spotları hazırlanacağı açıklandı.
Yetkililerden vatandaşlara çağrı
Bakanlık, mağduriyet yaşayan vatandaşların durumu en yakın emniyet birimine veya Ticaret Bakanlığı'nın etik hattına bildirmeleri gerektiğini hatırlattı. Yapılan açıklamada, "Vize işlemleri için garantili sonuç vaat eden kişilere itibar edilmemelidir. Hiçbir resmi kurum veya yetkili acente, başvuru sonucunu taahhüt edemez" ifadeleri kullanıldı.
Özellikle Schengen vizesi almak isteyenlerin bu tür dolandırıcıların hedefi olduğu belirtiliyor. Geçen yıl Türkiye'den yapılan Schengen vizesi başvurularının sayısının 1 milyonu aştığı ve reddedilme oranının arttığı göz önüne alındığında, vatandaşların çaresizliği fırsata çevriliyor. Uzmanlar, vize sürecinin karmaşıklığından yararlanan dolandırıcıların özellikle yoğun dönemlerde daha aktif olduğunu vurguluyor.
Ticaret Bakanlığı'nın bu operasyonu, sosyal medyada sahte vaatlerle dolandırıcılık yapanlara karşı yürütülen geniş çaplı bir mücadelenin parçası olarak görülüyor. Bakanlık daha önce de tüketici hakları ihlalleri ve siber suçlar konusunda çeşitli adımlar atmıştı. Bu yeni girişimle birlikte, dijital platformlarda denetimin artırılması hedefleniyor.
Öte yandan, konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın da koordineli çalıştığı öğrenildi. Suç duyurularının yanı sıra, para transferi yapılan yurt dışı hesapların tespit edilmesi için MASAK'ın devreye sokulduğu belirtiliyor. Dolandırıcılık ağına yönelik operasyonların önümüzdeki haftalarda artarak devam edeceği belirtiliyor.
Geçmişte de benzer vakalar yaşanmıştı
Bu tür vize dolandırıcılığı vakalarına geçmişte de sıkça rastlanmıştı. Özellikle 2015 yılında İstanbul merkezli bir vize danışmanlığı firmasının yüzlerce kişiyi mağdur ettiği ve firmanın ortaklarının yargılandığı davalar görülmüştü. Ancak sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bu tür dolandırıcılık faaliyetlerinin daha görünür hale geldiği ve daha geniş kitlelere ulaştığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, vize başvurusu yapacak vatandaşların yalnızca ilgili ülkenin konsolosluğunun resmi web sitesi veya yetkili temsilciliklerden bilgi alması gerektiğini savunuyor. Herhangi bir aracı firmayla çalışılacaksa da firmanın Ticaret Odası kaydının ve yetki belgelerinin sorgulanması gerektiği konusunda uyarıyor. Dolandırıcıların, "mesai dışı başvuru", "kolay vize", "garantili onay" gibi ifadelere başvurduğu belirtilerek, bu vaatlere kesinlikle itibar edilmemesi istendi.
Özellikle pandemi sonrası dönemde yurt dışı seyahatlerinin artması ve vize başvuru sürelerinin uzaması, bu tür yasa dışı oluşumların işini kolaylaştırmış durumda. Ticaret Bakanlığı'nın harekete geçmesi, mağdurlar açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, operasyonların devam edeceğini ve vatandaşların da bu konuda duyarlı olması gerektiğini hatırlatıyor.