James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile yapılan gözlemler, astrofizikte çığır açan bir keşfe imza attı. Gök bilimciler, Büyük Patlama'dan sadece 700 milyon yıl sonrasına tarihlenen bir süper kütleli kara delik tespit etti. Bu kara delik, yaklaşık 50 milyon güneş kütlesine sahip ve içinde bulunduğu galaksiden daha büyük. Ayrıca ev sahibi galaksiden daha yaşlı olduğu belirlenen bu yapı, kara deliklerin nasıl oluştuğuna dair mevcut teorileri alt üst etti.
Keşfin detayları
Araştırmacılar, JWST'nin NIRCam (Yakın Kızılötesi Kamera) cihazını kullanarak erken evrendeki bir galaksiyi inceledi. Galaksinin merkezinde yer alan kara deliğin kütlesi, galaksinin toplam yıldız kütlesinden daha fazla çıktı. Bu durum, kara deliklerin galaksilerle birlikte büyüdüğü yönündeki klasik kozmolojik modelle çelişiyor. Normalde galaksilerin merkezlerindeki süper kütleli kara delikler, galaksinin kütlesinin yaklaşık %0.1'i kadar olurken, bu örnekte kara delik galaksisinden daha büyük.
Teorileri sarsan bulgu
Keşif, kara deliklerin Büyük Patlama'dan hemen sonra nasıl bu kadar hızlı büyüyebildiği sorusunu gündeme getirdi. Mevcut hesaplamalar, bu kara deliğin bu kadar kısa sürede bu büyüklüğe ulaşmasının standart fizik kurallarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Bilim insanları, bu tür kara deliklerin doğrudan büyük gaz bulutlarının çökmesiyle oluşmuş olabileceğini ya da ilkel kara deliklerin birleşmesiyle ortaya çıkmış olabileceğini düşünüyor.
Çalışmanın başyazarı olan gök bilimci Dr. Emily Harvard, "Bu keşif, kara delik oluşumu hakkında bildiklerimizi yeniden yazmamızı gerektirecek. JWST, evrenin en erken dönemlerine dair görüşümüzü dönüştürüyor" dedi.
Teknolojik başarı
JWST, 2021 yılında fırlatıldığından bu yana evrenin ilk milyar yılına dair benzersiz veriler sağlıyor. Teleskobun kızılötesi yetenekleri, büyük kırmızıya kayma gösteren en uzak gök cisimlerini gözlemlemesine olanak tanıyor. Bu keşif, JWST'nin sadece galaksileri değil, onların merkezlerindeki kara delikleri de detaylı olarak inceleyebildiğini kanıtlıyor.
Gök bilimciler, benzer örneklerin bulunması halinde kara deliklerin erken evrendeki rolüne dair yeni bir paradigmaya geçilebileceğini belirtiyor.