Fransız kamusal araştırma kurumu (BRGM) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde izlenen derelerin yüzde 25'i tamamen kurumuş durumda. Kuraklığın olağan dışı boyutlara ulaştığı belirtilen raporda, özellikle güney ve orta bölgelerdeki su kaynaklarının kritik seviyede azaldığı vurgulanıyor. Yetkililer, bu durumun tarım, enerji üretimi ve içme suyu temini açısından ciddi riskler oluşturduğunu ifade ediyor.
Kuraklık krizi derinleşiyor
BRGM'nin verilerine göre, 2024 yılı Ocak-Eylül döneminde ülke genelinde ölçüm yapılan 300'den fazla derenin yaklaşık 80'i tamamen kurudu. Bu oran, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artış gösterdi. En kötü durumda olan bölgeler arasında Provence-Alpes-Côte d'Azur, Occitanie ve Auvergne-Rhône-Alpes yer alıyor. Özellikle tarımsal sulamanın yoğun olduğu bu bölgelerde yer altı su seviyeleri de tarihi düşüşler kaydetti.
Fransa Meteoroloji Dairesi (Météo-France) verilerine göre, son 12 ayda ülke genelinde yağış miktarı uzun vadeli ortalamanın yüzde 30 altında gerçekleşti. Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle kuraklık döngülerinin daha sık ve şiddetli hale geldiğini belirtiyor. Sıcak hava dalgalarının süresinin uzaması ve kış aylarında yeterli kar yağışının olmaması, su rezervlerinin yenilenmesini engelliyor.
Tarım ve enerji sektörüne darbe
Kuraklıktan en çok etkilenen sektörlerin başında tarım geliyor. Fransa Tarım Odaları Birliği (APCA) Başkanı Sébastien Windsor, buğday ve mısır üretiminde bu yıl yüzde 20'ye varan kayıplar beklediklerini açıkladı. Özellikle güneydeki zeytinlikler ve bağlar, su kıtlığı nedeniyle verim düşüklüğü yaşıyor. Süt üreticileri de meraların kuruması nedeniyle yem maliyetlerinin arttığını dile getiriyor.
Enerji sektöründe ise nükleer santrallerin soğutma suyu ihtiyacı büyük sorun oluşturuyor. Fransa'da faaliyet gösteren 56 nükleer reaktörün bir kısmı, nehir suyu seviyesinin düşmesi ve su sıcaklığının artması nedeniyle kapasite düşüşü ya da geçici kapatma riskiyle karşı karşıya. Elektrik üretim şirketi EDF, bu yaz birkaç reaktörde üretimi kısmak zorunda kaldı.
Hükümet, su krizine karşı bir dizi önlem aldı. Tarım ve Gıda Bakanı Marc Fesneau, sulama kısıtlamalarının devam edeceğini ve su tasarrufu konusunda vatandaşlara yönelik kampanyalar başlatılacağını duyurdu. Ayrıca, atık su geri dönüşümü ve yağmur suyu toplama sistemlerine yönelik yatırımlar hızlandırılacak.
Uzmanlar, bu kuraklığın Fransa için bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor. Gelecek yıllarda su kaynaklarının daha da azalacağı öngörülürken, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğu hatırlatılarak, bölgesel iş birliğinin önemi de dile getiriliyor.
Fransa'da yaşanan bu durum, küresel iklim değişikliğinin sadece bir habercisi olarak değil, somut bir kriz olarak karşımızda duruyor. Suyun stratejik bir kaynak haline geldiği bu dönemde, bireysel ve toplumsal düzeyde alınacak önlemler, yaşanabilir bir gelecek için hayati önem taşıyor.