Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını savunan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile şiddet yanlısı 21 radikal yerleşimciye ve 4 kurum sorumlusuna Fransız topraklarına giriş yasağı getirildiğini duyurdu. Karar, İsrail'in Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini destekleyen isimlere yönelik uluslararası baskının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fransa, bu adımla Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Norveç'in ardından benzer yaptırımlar uygulayan ülkeler arasına katıldı.
Smotrich ve radikal yerleşimcilere yasak
Fransa Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bezalel Smotrich'in Batı Şeria'nın ilhakı yönündeki söylemleri ve bu bölgedeki yasa dışı yerleşimleri teşvik eden politikaları nedeniyle 'istenmeyen adam' ilan edildiği belirtildi. Barrot, 'Fransa, uluslararası hukuka aykırı eylemlerde bulunanlara kapılarını kapatıyor' ifadelerini kullandı. Yasak kapsamında Smotrich'in yanı sıra şiddet eylemlerine karışmış 21 radikal yerleşimci ve bu kişilere lojistik destek sağlayan 4 sivil toplum kuruluşu yöneticisinin de Fransa'ya girişine izin verilmeyecek. Karar, Avrupa Birliği'nin İsrail yerleşimlerine yönelik tutumuyla uyumlu olarak, iki devletli çözüm vizyonunu zedeleyen adımlara karşı alınmış bir tedbir olarak yorumlanıyor.
Batı Şeria'da artan gerilim
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria, son aylarda yerleşimci şiddeti ve İsrail ordusunun baskınlarıyla gündemde. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bölgede yaklaşık 500 bin İsrail yerleşimcisi yaşıyor ve bu durum uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor. Smotrich, aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi'nin lideri olarak, Batı Şeria'nın tamamen ilhak edilmesini savunan sert çıkışlarıyla tanınıyor. Fransa'nın bu hamlesi, özellikle Avrupa'da İsrail karşıtı yaptırımların arttığı bir dönemde geldi. Uzmanlar, kararın sembolik bir anlam taşıdığını ancak İsrail hükümeti üzerinde doğrudan bir baskı yaratmayabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, Fransa'nın tutumu, diğer Avrupa ülkelerini de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir. Norveç, geçtiğimiz ay 9 İsrailli yerleşimciye giriş yasağı getirirken, Birleşik Krallık da daha önce radikal yerleşimcileri kara listeye almıştı.
Dışişleri Bakanı Barrot, kararın gerekçesini şöyle açıkladı: 'Uluslararası toplumun ortak iradesi, işgal altındaki Filistin topraklarında barış ve istikrarı teşvik etmektir. Şiddeti ve ilhakı savunanlara kapımız kapalıdır.' Fransa'nın bu adımı, İsrail-Filistin çatışmasına yönelik Avrupa'nın artan hassasiyetini yansıtıyor. Öte yandan, İsrail Dışişleri Bakanlığı karara sert tepki göstererek, Fransa'yı 'tek taraflı ve adaletsiz' olmakla suçladı. Gerilimin tırmanmasından endişe eden gözlemciler, benzer yasakların diğer Avrupa ülkelerine yayılabileceğini ifade ediyor.
Fransa'nın bu yaptırım kararı, uluslararası hukuka saygı ve iki devletli çözümün korunması adına atılmış önemli bir diplomatik adım olarak kayıtlara geçti. Ancak sorunun köklü çözümü için İsrail'in yerleşim politikalarını durdurması ve uluslararası toplumun kalıcı barış için daha kapsamlı girişimlerde bulunması gerekiyor.