İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı Forex soruşturmasında, şüphelilerin ifadeleri ve adli bilişim incelemeleri dosyaya yansıdı. İfadelerde, şirketlerin resmi sahipleri ile fiili yönetimi üstlendiği öne sürülen kişilerin farklı olduğu, yurt dışındaki yatırımcıların Forex yatırımlarının yönlendirildiği ve şirket içinde 'Türkçe konuşmanın yasak olduğu' iddiaları yer aldı. Soruşturma, yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla genişletildi.
Şirket Yapısı ve İsrail Bağlantısı İddiası
Savcılığa sunulan ifadelerde, bazı şirketlerin resmi sahipleri ile fiili yönetimi üstlenen kişilerin ayrı olduğu belirtildi. Şüpheliler, şirketlerin İsrail bağlantılı kişiler tarafından yönetildiğini ve bu kişilerin talimatları doğrultusunda hareket ettiklerini öne sürdü. Adli bilişim incelemelerinde, şirket içi yazışmalarda İbranice ve İngilizce'nin kullanıldığı, Türkçe konuşmanın ise açıkça yasaklandığı tespit edildi. Bu durum, soruşturmanın uluslararası boyutunu gözler önüne serdi.
İfadelerde, yurt dışındaki yatırımcıların Forex hesaplarına yönlendirildiği ve bu hesaplar üzerinden yüksek hacimli işlemler yapıldığı belirtildi. Şüpheliler, kendilerine verilen talimatlar doğrultusunda müşteri bulma ve para transferi gibi görevleri yerine getirdiklerini, ancak şirketin gerçek sahiplerini bilmediklerini savundu.
Soruşturmanın Kapsamı ve Deliller
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma, 2020 yılında başlatılan ve zamanla genişletilen bir dizi operasyonun parçası. Soruşturma kapsamında, yasa dışı Forex işlemleri, nitelikli dolandırıcılık ve 6415 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamaları yöneltiliyor. Adli bilişim uzmanları, ele geçirilen bilgisayar ve telefonlarda yaptıkları incelemelerde, şirket içi iletişimde Türkçe kullanımının engellendiğini, bunun yerine İngilizce ve İbranice'nin tercih edildiğini belirledi.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre, şüpheliler arasında eski çalışanlar, yöneticiler ve para transferini gerçekleştiren kuryeler bulunuyor. Bazı şüpheliler, ifadelerinde kendilerine 'sadece işini yap' talimatı verildiğini, aksi halde işten çıkarılacaklarını veya tehdit edildiklerini iddia etti. Soruşturmayı yürüten savcılık, şirketlerin yurt dışı bağlantılarını ve para akışını detaylı şekilde inceliyor.
Ekonomik ve Hukuki Boyut
Forex piyasası, Türkiye'de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından sıkı denetim altında. Yasa dışı Forex platformları, yatırımcıları yüksek kâr vaadiyle cezbederek büyük kayıplara yol açabiliyor. Bu soruşturma, yasa dışı finansal faaliyetlerin uluslararası ağlarla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür yapıların para aklama ve terör finansmanı gibi suçlarla da ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Soruşturmanın İsrail bağlantısı iddiası, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da dikkatle takip ediliyor. Ancak yetkililer, iddiaların henüz kanıtlanmadığını ve soruşturmanın gizliliği nedeniyle detay paylaşılamayacağını vurguluyor. Adli süreç devam ederken, şüphelilerin ifadeleri ve deliller mahkemeye taşınacak.
Bu dava, Türkiye'de finansal suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yasa dışı Forex faaliyetlerinin önlenmesi için denetimlerin artırılması ve yatırımcıların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, yurt dışı bağlantıların netleşmesi ve varsa İsrail bağlantısının kanıtlanması bekleniyor. Kamuoyu, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesini ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını talep ediyor.