İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları iddiasıyla gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, dezenformasyon suçlamasıyla şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Edinilen bilgilere göre, üç gazeteciye savcılık tarafından tebliğ edilen çağrı yazısında, soruşturmanın gizliliğini ihlal ve yanıltıcı bilgi yayma suçlamaları yer alıyor. Gazetecilerin önümüzdeki günlerde İstanbul Adliyesi'nde ifade vermesi bekleniyor.
Soruşturmanın Arka Planı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması, geçtiğimiz aylarda bazı fon yöneticileri ve şirketlere yönelik operasyonlarla gündeme gelmişti. Soruşturma kapsamında, kamu zararına yol açan usulsüz işlemler ve yatırımcı mağduriyetleri inceleniyor. Savcılık, soruşturmanın selameti açısından basına yansıyan bazı haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının soruşturmayı olumsuz etkilediğini ve kamuoyunda yanlış algı oluşturduğunu öne sürüyor. Bu kapsamda, söz konusu gazetecilerin yayınlarında yer alan iddiaların asılsız olduğu ve dezenformasyon suçu kapsamına girdiği belirtiliyor.
Dezenformasyon suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenmiş olup, "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" başlığı altında yer alıyor. Suçun unsurları arasında, kamu barışını bozmaya elverişli yanıltıcı bilgi yaymak bulunuyor. Savcılık, gazetecilerin bu suçu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatmış durumda. Gazeteciler ise suçlamayı reddediyor ve haberlerin kamu yararı taşıdığını savunuyor.
Gazetecilerin Tepkisi ve Meslek Örgütlerinden Açıklamalar
İfadeye çağrılan gazetecilerden İsmail Saymaz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, soruşturmanın gazetecilik faaliyetlerini baskı altına almaya yönelik olduğunu belirtti. Saymaz, "Habercilik yapmak suç değildir. Kamuoyunu ilgilendiren bir konuda haber yaptık. Bu çağrı, basın özgürlüğüne müdahaledir" ifadelerini kullandı. Murat Ağırel ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, soruşturmanın gerçekleri örtbas etmeye çalıştığını öne sürdü. Şaban Sevinç ise henüz bir açıklama yapmadı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve çeşitli basın meslek örgütleri, gazetecilerin ifadeye çağrılmasını kınayan açıklamalar yaptı. Örgütler, soruşturmanın gazetecilik faaliyetlerini kriminalize ettiğini ve basın özgürlüğünü kısıtladığını savundu. Açıklamalarda, gazetecilerin haber kaynaklarını koruma hakkının altı çizildi ve soruşturmanın bir an önce sonlandırılması çağrısı yapıldı.
Ekonomi ve Hukuk Çevrelerinden Değerlendirmeler
Fon soruşturması, ekonomi çevrelerinde de yakından takip ediliyor. Uzmanlar, soruşturmanın finansal piyasalarda güven ortamını zedeleme riski taşıdığını belirtiyor. Öte yandan, hukukçular dezenformasyon suçunun sınırlarının muğlak olduğunu ve gazetecilik faaliyetlerini kapsayacak şekilde geniş yorumlanmasının endişe verici olduğunu ifade ediyor. Bazı hukukçular, soruşturmanın siyasi motivasyon taşıdığını öne sürerken, savcılık kaynakları iddiaların hukuki çerçevede ele alındığını savunuyor.
Soruşturmanın seyri, önümüzdeki günlerde gazetecilerin ifade vermesiyle netlik kazanacak. İfade sürecinin ardından savcılık, ya takipsizlik kararı verecek ya da iddianame hazırlayarak mahkemeye sevk edecek. Kamuoyu, soruşturmanın basın özgürlüğü ve ekonomi üzerindeki etkilerini yakından izliyor.