Fon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Muhammed Yarız'a yurt dışından para gönderdiği belirlenen iki kişi daha gözaltına alındı. Selim Dağbaşı'nın 25 Mayıs 2026'da İsviçre'deki bir hesaba 14 milyon 500 bin dolar gönderdiği, Hamza Kablan'ın ise 4 Eylül 2026'da iki işlemle 970 milyon 360 bin lira transfer ettiği tespit edildi. Soruşturma, fon kaynaklarının yurt dışına aktarıldığı iddiaları üzerine genişletiliyor.
İsviçre'ye 14,5 Milyon Dolarlık Transfer
Soruşturma dosyasına göre, Muhammed Yarız'ın 25 Mayıs 2026 tarihinde İsviçre'deki bir banka hesabına 14 milyon 500 bin dolar gönderildiği tespit edildi. Bu transferi gerçekleştiren kişinin Selim Dağbaşı olduğu öne sürülüyor. İsviçre'deki hesabın Yarız'a ait olduğu belirlenirken, paranın kaynağının fon dahilindeki varlıklar olduğu iddia ediliyor. Selim Dağbaşı, gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Yetkililer, İsviçre'deki hesaba yapılan bu transferin, fonun yurt dışına para çıkarma operasyonunun bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Uluslararası bankacılık kanallarının kullanıldığı, transferin çoklu hesaplar üzerinden gizlenmeye çalışıldığı belirtiliyor. Savcılık, konuyla ilgili İsviçre makamlarıyla yazışma başlatıldığını duyurdu.
970 Milyon 360 Bin Liralık İki İşlem
Aynı soruşturma kapsamında bir diğer gözaltı kararı Hamza Kablan için verildi. Kablan'ın 4 Eylül 2026 tarihinde iki ayrı işlemle toplam 970 milyon 360 bin lira tutarında para transferi gerçekleştirdiği belirlendi. Bu işlemlerin de fon hesaplarından çıkış olarak kayıtlara geçtiği ifade ediliyor.
Hamza Kablan, gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere gözaltı merkezine götürüldü. Soruşturmayı yürüten ekip, Kablan'ın transferleri kimin talimatıyla yaptığını ve paranın nereye aktarıldığını araştırıyor. İki işlem arasındaki kısa süre, paranın hızla farklı hesaplara dağıtılmaya çalışıldığı şüphesini doğurdu.
Soruşturmanın Kapsamı Genişliyor
Muhammed Yarız'ın daha önce tutuklanmasıyla başlayan süreçte, fonun yönetim yapısı ve mali hareketleri mercek altına alınmıştı. Selim Dağbaşı ve Hamza Kablan'ın gözaltına alınmasıyla soruşturmanın çemberi genişledi. Savcılık, fonun içindeki para akışını detaylı şekilde inceliyor.
İddialara göre, fon kaynakları çeşitli transferlerle yurt dışına çıkarıldı. Bu transferlerin bir kısmının İsviçre gibi finans merkezlerine yönlendirildiği, bir kısmının ise yurt içinde farklı hesaplar arasında dolaştırıldığı belirtiliyor. Selim Dağbaşı'nın İsviçre'ye gönderdiği 14 milyon 500 bin dolar, soruşturmanın en somut delillerinden biri olarak gösteriliyor.
Hamza Kablan'ın 4 Eylül 2026'da yaptığı iki işlemle 970 milyon 360 bin liralık transferi ise yurt içi bankacılık sistemi üzerinden gerçekleşti. Bu tutarın büyüklüğü, fonun büyüklüğü ve transferlerin sistematik yapısı hakkında fikir veriyor. Savcılık, her iki şüphelinin de mal varlıklarının dondurulması için mahkemeye başvurdu.
Gözaltı Süreci ve Sonraki Adımlar
Selim Dağbaşı ve Hamza Kablan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Savcılık, her iki şüpheli için tutuklama talebinde bulunmaya hazırlanıyor. Soruşturma kapsamında başka gözaltı kararlarının da gelebileceği belirtiliyor.
Muhammed Yarız'ın avukatları, müvekkillerinin suçlamaları reddettiğini açıklamıştı. Ancak yeni gözaltılar ve tespit edilen transfer tutarları, dosyanın seyrini değiştirebilir. Fon soruşturması, ekonomi çevrelerinde yakından takip ediliyor.
Ekonomik Yansımalar ve Değerlendirme
Fon soruşturması, Türkiye'deki fon yönetimi ve denetimi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, bu tür büyük hacimli transferlerin finansal sistem üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Soruşturmanın, yurt dışına para çıkışı iddialarının aydınlatılması açısından kritik bir sınav olduğu değerlendiriliyor.
Selim Dağbaşı'nın İsviçre'ye gönderdiği 14 milyon 500 bin dolar ve Hamza Kablan'ın 970 milyon 360 bin liralık işlemleri, soruşturmanın mali boyutunu gözler önüne seriyor. Bu tespitler, fonun içindeki para trafiğinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, transferlerin kaynağı ve akıbeti netleşecek.
Ekonomi yönetimi, fon soruşturmasının piyasalarda güven kaybına yol açmaması için gerekli adımların atıldığını belirtiyor. Ancak soruşturmanın genişlemesi, yatırımcıların ve fon sahiplerinin endişelerini artırabilir. Gözaltına alınan isimlerin ifadeleri ve mahkeme süreci, dosyanın gidişatını belirleyecek.