Karadeniz Bölgesi'nde fındık üreticileri, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıklayacağı 2026 yılı yaş fındık alım fiyatını merakla beklerken, artan üretim maliyetleri nedeniyle taban fiyatın en az 300 lira olmasını talep ediyor. Üreticiler, son yıllarda girdi fiyatlarındaki yüksek artışın kendilerini zor durumda bıraktığını ve fındıkta adil bir gelir için bu rakamın şart olduğunu belirtiyor. Uzmanlar ise serbest piyasa fiyatlarının TMO'nun açıklayacağı fiyatın altında kalabileceği uyarısında bulunarak, üreticilerin kaygılı bekleyişinin haklı olduğunu ifade ediyor.
Üreticiler Ne İstiyor?
Ordu, Giresun, Trabzon ve Sakarya gibi fındık üretiminin yoğun olduğu illerdeki üretici birlikleri ve kooperatifler, TMO'nun açıklayacağı fiyatın 300 liranın altında olmaması gerektiğini vurguluyor. Üreticiler, gübre, ilaç, mazot ve işçilik maliyetlerinin geçen yıla göre en az yüzde 50 arttığına dikkat çekerek, 2025 yılında 200 lira civarında olan taban fiyatın bu yıl enflasyon ve maliyet artışları göz önüne alındığında 300 liraya yükselmesi gerektiğini savunuyor. Fındık üreticisi Hasan Yılmaz, "Geçen sene 200 liraya sattık, ama bu sene gübre fiyatları iki katına çıktı. Mazot zammı ceplerimizi yaktı. 300 lira bile yetmez, ama en azından bir nebze nefes aldırır" diyor.
Uzmanlardan Uyarı
Ziraat mühendisleri ve tarım ekonomistleri, TMO'nun açıklayacağı fiyatın serbest piyasada belirleyici olacağını, ancak bu fiyatın altında kalabileceğine dikkat çekiyor. Bahçe Bitkileri uzmanı Prof. Dr. Fatih Şen, "TMO'nun açıkladığı fiyat genellikle taban fiyat olarak kabul edilir, ancak piyasada tüccarlar daha düşük fiyat verebiliyor. Geçen yıl TMO 200 lira açıkladığında, piyasa 180-190 lira arasında alım yaptı. Bu yıl maliyetler arttığı için üreticinin eline geçen net gelir daha da düşecek" şeklinde konuştu. Uzmanlar, üreticilerin TMO'ya satış yapabilmesi için gerekli şartları taşıması ve randevu süreçlerini yakından takip etmesi gerektiğini de hatırlatıyor.
Fındıkta Arz Talep Dengesi
2026 yılı fındık rekoltesinin geçen yıla göre yüzde 10 civarında artması bekleniyor. TÜİK verilerine göre, 2025'te rekolte 700 bin ton civarında gerçekleşti, bu yıl ise 770 bin ton olacağı öngörülüyor. Ancak iç tüketim ve ihracatın bu artışı karşılayıp karşılayamayacağı belirsiz. Dünya fındık piyasasında Türkiye'nin en büyük rakibi olan Gürcistan ve Azerbaycan'ın üretim artışı da fiyatları baskılayabilir. İhracatçı birlikleri, kaliteli fındık için üreticinin desteklenmesi gerektiğini, aksi takdirde uzun vadede Dünya pazarındaki rekabet gücünün azalacağını belirtiyor.
Üreticinin Beklentisi
Üreticiler, TMO'nun açıklayacağı fiyattan önce kendi maliyetlerini hesaplayarak bir beklenti oluşturduklarını ifade ediyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Ali Bulut, "Dekar başına ortalama 100 kilo yaş fındık topluyoruz. 100 dekarlık bir bahçeden 10 ton ürün elde ediyoruz. Maliyetimiz 300 lirayı buluyor. 300 liranın altındaki bir fiyat bize zarar ettirir" dedi. Bulut, TMO'nun fiyatı açıklarken üreticinin sürdürülebilirliğini göz önünde bulundurması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sonuç ve Değerlendirme
TMO'nun fındık alım fiyatını ne zaman açıklayacağı henüz netlik kazanmış değil. Geçtiğimiz yıllarda hasat döneminden önce açıklanan fiyat, bu yıl hasat başlangıcıyla birlikte duyurulabilir. Üreticiler, hükümetin tarımsal destekleri artırmasını ve fındıkta taban fiyatın yanı sıra girdi desteklerinin de devam etmesini bekliyor. Uzmanlar, fındığın Karadeniz Bölgesi için stratejik bir ürün olduğunu ve fiyat istikrarının hem üretici hem de ülke ekonomisi için önemli olduğunu vurguluyor. Bu nedenle TMO'nun belirleyeceği fiyat, yalnızca üreticinin gelirini değil, bölgedeki sosyal dengeleri de etkileyecek.