Gazze'deki Kemal Advan Hastanesi'nin müdürü Dr. Ebu Safiyye, tutulduğu İsrail hapishanesinde çekiç ve coplarla yapılan sistematik işkence nedeniyle ölümün eşiğine geldi. Avukatına 'Bu beni son görüşünüz' diyen Filistinli doktorun durumu, uluslararası örgütlerin harekete geçmesine neden oldu. Olay, 20 Nisan 2025'te duyuruldu ve dünya gündeminde geniş yankı uyandırdı.
İşkence iddiaları ve doktorun durumu
Dr. Ebu Safiyye, geçtiğimiz haftalarda İsrail güçleri tarafından gözaltına alındı ve bilinmeyen bir hapishaneye götürüldü. Avukatı, doktorun ifadesine göre sorgu sırasında sürekli olarak çekiç ve copla darp edildiğini, vücudunun çeşitli bölgelerinde ciddi kırıklar ve iç kanamalar oluştuğunu belirtti. Avukat, 'Dr. Ebu Safiyye, son görüşmemizde bana dayanacak gücünün kalmadığını ve öleceğini söyledi. Bu bir infazdır' dedi.
Uluslararası Kızıl Haç Komitesi gibi yardım kuruluşları, doktorun sağlık durumunun kritik olduğunu ve İsrail'in bu tür uygulamalarının savaş suçu teşkil ettiğini savunuyor. Birçok insan hakları örgütü ve ülke, İsrail'den doktorun derhal serbest bırakılmasını ve tıbbi yardıma erişiminin sağlanmasını talep etti.
Kemal Advan Hastanesi'nin sembolik önemi
Kemal Advan Hastanesi, Gazze'deki sağlık sisteminin bel kemiği olarak biliniyor. Savaş öncesinde ve savaş sırasında binlerce sivil ve yaralıya hizmet veren hastane, defalarca saldırıya uğradı. Dr. Ebu Safiyye, hastanenin müdürü olarak uluslararası arenada tanınan bir figür haline geldi. 2023'te çatışmaların başlamasından bu yana hastaneyi ayakta tutmak için olağanüstü çaba gösteren doktor, İsrail tarafından 'Hamas bağlantılı olmakla' suçlanıyor. Ancak meslektaşları, bu suçlamayı reddediyor ve onun sadece bir sağlık çalışanı olduğunu vurguluyor.
Hastanenin şu anki durumu ise belirsiz. Sağlık Bakanlığı kaynakları, hastanenin büyük ölçüde hizmet dışı kaldığını, ancak birkaç doktor ve hemşirenin hâlâ görev yaptığını bildiriyor. Ebu Safiyye'nin yokluğu, hastanenin kapanma riskini artırıyor.
Uluslararası Af Örgütü, İsrail'in Filistinli sağlık çalışanlarına yönelik baskı ve işkence politikasını kınarken, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi de konuyu acil gündemine aldı. Mısır ve Katar gibi ülkeler arabuluculuk çabalarını artırırken, Türkiye'den de sert tepkiler geldi. Dışişleri Bakanlığı, 'Bu insanlık dışı uygulamalar savaş suçudur. Dr. Ebu Safiyye'nin derhal serbest bırakılması için gerekli tüm girişimler yapılacaktır' açıklamasında bulundu.
Bu olay, Gazze'deki insani krizin ve sağlık çalışanlarının maruz kaldığı ihlallerin sadece bir örneği olarak öne çıkıyor. Uluslararası toplumun, savaşın en masum ve korunmasız gruplarından olan sağlık personelini korumak için daha somut adımlar atması bekleniyor. Dr. Ebu Safiyye'nin akıbeti, Gazze'deki sağlık sisteminin geleceği açısından da belirleyici olacak.