CHP’nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği rozet takma etkinliğinde figüran kullanıldığı iddiasını gündeme getiren BirGün muhabiri Ebru Çelik ile BirGün Web Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Gazetecilerin, etkinlikte partililere rozet takılırken figüran olarak getirilen kişilerin yer aldığına ilişkin haberleri sonrası süreç yargıya taşındı. Soruşturmanın, haberin kamuoyunda yarattığı yankı üzerine başlatıldığı öğrenilirken, gazetecilerin önümüzdeki günlerde ifade vereceği belirtiliyor.
İddialar ve Haberin İçeriği
Olay, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen ve parti üyelerine rozet takma töreni olarak bilinen etkinlikte yaşandı. İddiaya göre, etkinlik sırasında sahneye çıkan bazı kişilerin gerçek parti üyesi olmadığı, organizasyon şirketi tarafından figüran olarak getirildiği öne sürüldü. BirGün muhabiri Ebru Çelik’in kaleme aldığı haberde, etkinlikte görev alan figüranların ücret karşılığında tutulduğu ve bu kişilerin rozet takma sırasında kameralara poz verdiği iddia edildi. Haberde ayrıca, figüranların etkinlik öncesinde provalara katıldığı ve belirli bir senaryoya göre hareket ettikleri bilgisi yer aldı.
Haberde, CHP’nin bu tür etkinliklerde kalabalık göstermek amacıyla figüran kullandığı iddiası gündeme getirilirken, partiden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak iddiaların ardından CHP cephesinden yapılan ilk yorumlarda, görüntülerin yanıltıcı olduğu ve etkinliğin tamamen gönüllülük esasına dayandığı belirtildi. Parti sözcüleri, haberde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Soruşturma Süreci ve İfade Çağrısı
Haberin yayımlanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, haberde adı geçen kişilerin ifadesine başvurulacağı öğrenildi. İlk olarak BirGün muhabiri Ebru Çelik, ardından da Uğur Koç ve Berkant Gültekin’in ifadeye çağrıldığı belirtildi. Gazetecilerin, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “kişilerin huzurunu bozma” suçlamalarıyla ifade vereceği iddia edildi. Ancak resmi açıklamada suçlamaların niteliğine ilişkin detay verilmedi.
Gazetecilerin avukatları, müvekkillerinin ifade vermeye hazır olduğunu ve sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı. BirGün yönetimi ise yaptığı yazılı açıklamada, “Haberimiz kamu yararına yapılmıştır. Gerçeklerin ortaya çıkması için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, gazetecilere yönelik bu tür girişimlerin basın özgürlüğüne yönelik bir baskı olduğu vurgulandı.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Bu gelişme, Türkiye’de basın özgürlüğü konusundaki tartışmaları bir kez daha alevlendirdi. Gazeteciler Derneği (TGD) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) yaptığı açıklamalarda, gazetecilerin ifadeye çağrılmasını kınadı. TGS Genel Başkanı, “Gazetecilerin haber yapma suçlamasıyla ifadeye çağrılması kabul edilemez. Bu, sansürün bir başka biçimidir” dedi. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) de konuya ilişkin bir açıklama yaparak, yetkililere soruşturmayı derhal durdurma çağrısında bulundu.
Öte yandan, hükümete yakın medya organlarında ise haberin “asılsız” olduğu yönünde yorumlar yapıldı. Bazı yorumcular, haberi yapan gazetecilerin “kişisel husumet” nedeniyle bu haberi yaptığını öne sürdü. Ancak bu iddialar, BirGün tarafından yalanlandı.
Geçmişteki Benzer Olaylar
Türkiye’de siyasi partilerin miting ve etkinliklerinde figüran kullanıldığı iddiaları daha önce de gündeme gelmişti. 2019 yılında bir başka parti mitinginde de benzer tartışmalar yaşanmış, ancak iddialar kanıtlanamamıştı. Bu kez, iddiaların görüntülerle desteklenmesi, konunun daha fazla tartışılmasına neden oldu. Hukukçular, figüran kullanımının suç teşkil edip etmediğinin, siyasi partilerin etik kuralları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Siyaset bilimciler ise bu tür uygulamaların, siyasetin halktan kopukluğunu gösterdiği yorumunu yapıyor.
Gelişmelerin ardından CHP’nin konuya ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapması bekleniyor. Parti yetkilileri, etkinlikte yer alan kişilerin tamamının üye olduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunsa da, ortaya atılan iddialar kamuoyunda soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.
Savcılığın, gazetecilerin ifadesini aldıktan sonra soruşturmanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Basın özgürlüğü savunucuları, sürecin dikkatle izlendiğini ve herhangi bir cezai yaptırımın uluslararası alanda eleştiri konusu olacağını ifade ediyor. Türkiye’de gazetecilere yönelik soruşturmaların arttığı bu dönemde, bu davanın basın özgürlüğü açısından emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.