Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu haftası kapsamında New York'ta yürütülen diplomasi trafiğini değerlendirdi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul hitabı ve ikili görüşmelerinin İsrail'in uluslararası alandaki yalnızlığını daha da görünür kıldığını belirtti. Gazze'deki insani kriz, Mekke İttifakı girişimi, İran'ın sunduğu paket ve Irak'taki silahlı grupların geleceği Bakan Fidan'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar oldu.
İsrail'in Artan İzolasyonu
Bakan Fidan, Genel Kurul'da İsrail'in politikalarına yönelik eleştirilerin geniş bir destek bulduğunu ifade etti. İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü askeri operasyonlar ve sivil kayıpların artması, Tel Aviv yönetimini uluslararası kamuoyunda giderek daha yalnız bırakıyor. Fidan, bu yalnızlığın sadece Batı dışı ülkelerle sınırlı kalmadığını, İsrail'in geleneksel müttefikleri nezdinde de rahatsızlık yarattığını vurguladı. Türkiye'nin tutumunun Filistin halkının haklarını savunmak ve iki devletli çözümü teşvik etmek olduğunu yineledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul hitabında Gazze'ye yönelik atıfları, birçok ülke delegasyonu tarafından olumlu karşılandı. Fidan, bu hitabın ardından yapılan ikili görüşmelerde pek çok mevkidaşının Türkiye'nin pozisyonuna destek verdiğini aktardı. İsrail'in bölgede kalıcı barışın önündeki en büyük engel olarak görüldüğünü söyledi.
Mekke İttifakı ve İran Paketi
Fidan, Gazze krizi sonrası bölgesel işbirliğini güçlendirmek amacıyla gündeme gelen Mekke İttifakı'nın detaylarını paylaştı. Bu ittifakın, İslam ülkeleri arasında ortak bir duruş oluşturmayı ve Filistin davasına somut destek sağlamayı hedeflediğini belirtti. İttifakın henüz kurumsallaşma aşamasında olduğunu, ancak siyasi iradenin güçlü olduğunu dile getirdi.
İran'ın sunduğu pakete ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Fidan, paketin içeriğine dair ayrıntı vermekten kaçındı. Ancak söz konusu girişimin bölgesel gerilimi düşürmeye yönelik bir çerçeve sunduğunu ve Türkiye'nin yapıcı yaklaşımını sürdürdüğünü ifade etti. İran ile diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti.
Irak'taki Silahlı Gruplar ve Bölgesel Güvenlik
Fidan, Irak'taki silahlı grupların durumuna da değindi. Bu grupların Irak'ın istikrarı ve egemenliği açısından risk oluşturduğunu, Bağdat yönetiminin bu yapıları kontrol altına alma çabalarını desteklediklerini söyledi. Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine verdiği önemi yineledi. PKK ve benzeri yapıların bölgede yarattığı tehdide karşı işbirliğinin süreceğini belirtti.
Bakan Fidan, BM Genel Kurulu marjında düzenlenen temaslarda sadece Gazze değil, aynı zamanda küresel güvenlik, enerji ve iklim konularının da ele alındığını aktardı. Türkiye'nin çok taraflı diplomasiye verdiği ağırlığın altını çizdi.
Diplomasi Trafiğinin Perde Arkası
New York'ta geçen hafta boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla bir araya geldi. Fidan, bu görüşmelerde Türkiye'nin bölgesel ve küresel meselelerdeki rolünün geniş kabul gördüğünü ifade etti. Özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle yapılan istişarelerde Gazze konusunda ortak adımların planlandığını söyledi.
Bakan Fidan, BM Genel Kurulu'nun ardından Türkiye'nin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritasına dair ipuçları verdi. İsrail'in yalnızlığının artmasının, Filistin meselesinde adil bir çözüm için baskı aracı olarak kullanılabileceğini belirtti. Uluslararası toplumun iki devletli çözüme yönelik somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye'nin insani yardımlar konusundaki kararlılığının süreceğini ve Gazze'ye yönelik yardımların kesintisiz devam edeceğini sözlerine ekledi.
Diplomatik kaynaklar, Genel Kurul sonrası Türkiye'nin bir dizi başkentte girişim başlatacağını ve Mekke İttifakı'nın somut projelere dönüşmesi için çalışacağını aktarıyor. İsrail'in bölgede artan izolasyonu, önümüzdeki süreçte daha fazla ülkenin Filistin'i tanıması ve barış çağrılarını yükseltmesiyle kendini gösterebilir.