Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Asya'da Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) çerçevesinde önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, konuşmasında küresel ticaret yollarının korunması ve geliştirilmesinin altını çizerken, Türkiye'nin jeopolitik önceliklerini sıraladı. Özellikle Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor'un stratejik değerine vurgu yapan Fidan, bu koridorun Kuşak ve Yol Girişimi ile entegrasyonunun bölgesel istikrar ve refah için kritik olduğunu belirtti. Konuşmanın satır aralarında, küresel yolları kesmek isteyen güçlere ve onların işbirlikçilerine yönelik dolaylı bir uyarı da yer aldı.
Orta Koridor: Yeni Jeopolitik Denklem
Fidan'ın konuşmasında öne çıkan ilk husus, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor oldu. Bu koridor, Çin'den başlayıp Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan bir ticaret güzergahı olarak tanımlanıyor. Fidan, "Orta Koridor, Kuşak ve Yol Girişimi'nin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bu koridorun güçlendirilmesi, sadece bölge ülkeleri için değil, küresel ticaretin sürdürülebilirliği için de hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu vurgunun, son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve ticaret savaşları ortamında, alternatif güzergahların önem kazandığına işaret ettiğini belirtiyor.
Orta Koridor'un önemi, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Kuzey Koridor'da yaşanan aksaklıklar ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle artmış durumda. Türkiye, bu koridoru hem ekonomik hem de stratejik bir araç olarak görüyor. Fidan'ın konuşması, Türkiye'nin bölgesel bir lojistik üs olma hedefinin bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Küresel Yolları Kesme Girişimleri ve İşbirlikçileri
Fidan'ın konuşmasının en dikkat çekici kısmı, "küresel yolları kesenler ve işbirlikçileri" ifadesiydi. Her ne kadar isim verilmese de, bu sözlerin, son yıllarda artan ticaret kısıtlamaları, yaptırımlar ve bazı ülkelerin tek taraflı politikalarına yönelik bir eleştiri olduğu düşünülüyor. Özellikle ABD'nin Çin'e yönelik ticaret savaşları, İran'a uygulanan yaptırımlar ve bazı Batılı ülkelerin korumacı politikaları, küresel tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açtı. Fidan, bu tür girişimlerin bölgesel barışı ve istikrarı tehdit ettiğini ima etti.
Konuşmada ayrıca, "bazı önceliklerin vurgulanması gerekiyor" denilerek, enerji güvenliği, ulaştırma altyapısının geliştirilmesi ve ticaretin serbestleştirilmesi gibi konuların altı çizildi. Fidan, "Asya'da güven artırıcı önlemler, sadece askeri değil, ekonomik ve ticari boyutlarıyla da ele alınmalı" dedi.
Türkiye'nin Stratejik Konumu ve Gelecek Perspektifi
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Doğu ile Batı arasında bir köprü vazifesi görüyor. Orta Koridor, bu köprünün en somut projelerinden biri. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, bu koridorun bel kemiğini oluşturuyor ve yıllık taşıma kapasitesinin 1 milyon tonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Fidan'ın konuşması, Türkiye'nin bu hattın kapasitesini artırmaya ve yeni bağlantılar kurmaya yönelik çabalarının bir parçası.
Bölgesel işbirlikleri açısından da Fidan'ın mesajları önemli. CICA, 1992'den bu yana Asya'da güven ve işbirliğini artırmayı amaçlayan bir platform. Türkiye, bu platformda aktif rol alarak, bölgesel sorunlara çok taraflı çözümler arıyor. Fidan, "CICA çerçevesinde işbirliğini güçlendirmeli, ortak projeler geliştirmeliyiz" çağrısı yaptı.
Konuşmanın bir diğer boyutu da, enerji koridorları. Fidan, enerji arz güvenliğinin önemine değinerek, Hazar Denizi'ndeki enerji kaynaklarının Avrupa'ya taşınmasında Türkiye'nin rolünün altını çizdi. TANAP ve TAP projeleri bu bağlamda örnek gösterildi.
Sonuç olarak, Fidan'ın Bakü konuşması, Türkiye'nin küresel ticaret yollarının korunması ve geliştirilmesi konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Küresel yolları kesmeye çalışanlara ve işbirlikçilerine yönelik dolaylı uyarı, Türkiye'nin jeopolitik dengelerdeki hassasiyetini gösteriyor. Orta Koridor'un geleceği, sadece bölge ülkeleri için değil, küresel ekonomi için de belirleyici olacak. Türkiye, bu koridoru bir barış ve refah projesi olarak sunarken, alternatif güzergahların önünü kesmeye çalışanlara karşı da net bir duruş sergiliyor.