FETÖ'nün yeni takiye yapılanması olarak bilinen 'Yeni Herkül' yapısı, örgütten ayrıldığını duyurarak hükümetin 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle hayata geçirdiği 2. Açılım Süreci kapsamındaki yasal düzenlemelerden yararlanmak istediğini açıkladı. Yapının sözcülüğünü üstlenen isim, yaptığı yazılı açıklamada, PKK terör örgütü üyeleri için öngörülen af ve iyileştirme düzenlemelerinin FETÖ mensuplarını da kapsaması gerektiğini savundu. Bu gelişme, terörle mücadelede yeni bir tartışma başlatırken, iktidar kanadından henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Yeni Herkül yapılanması nedir?
FETÖ'nün çözülme sürecinde ortaya çıkan 'Yeni Herkül' yapısı, örgütün kripto elemanlarının oluşturduğu, hücre tipi örgütlenmeye dayalı bir yapı olarak biliniyor. Emniyet ve istihbarat kaynaklarına göre, bu yapı FETÖ'nün klasik hiyerarşik yapısından farklı olarak, birbirinden bağımsız küçük gruplar halinde faaliyet gösteriyor. Yapının lider kadrosu, eski FETÖ üyelerinin yanı sıra örgütün yurtdışı yapılanmasında görev almış isimlerden oluşuyor. Söz konusu yapının 'ayrılma' kararı, aslında örgütün yeni bir takiye stratejisi olarak değerlendiriliyor.
2. Açılım Süreci ve yasal çerçeve
Hükümetin 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla başlattığı 2. Açılım Süreci, terör örgütleriyle mücadelede yeni bir dönemi işaret ediyor. Süreç kapsamında, örgütlerden ayrılan ve devletle işbirliği yapan kişilere yönelik ceza indirimi ve yeniden topluma kazandırma programları uygulanması planlanıyor. Ancak şu ana kadar bu düzenlemelerin kapsamına PKK ve Suriye kolu YPG'nin yanı sıra DHKP/C, MLKP gibi diğer terör örgütleri dahil edilmişti. FETÖ'nün bu sürece dahil edilmesi ise ilk kez gündeme geliyor. Uzmanlar, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü nedeniyle kamuoyunda büyük bir infial yarattığını ve bu nedenle herhangi bir afla karşılanmasının siyasi olarak mümkün görünmediğini belirtiyor.
FETÖ'cülerin talebi ne anlama geliyor?
Yeni Herkül yapısının talebi, FETÖ'nün kendisini 'terör örgütü' olarak değil, 'dini bir cemaat' olarak tanımlama çabasının bir devamı niteliğinde. Örgüt, 2016 yılından bu yana yargılandığı davalarda takiye yöntemini sıklıkla kullanmış, birçok üyesi 'örgütten ayrıldığını' veya 'pişman olduğunu' beyan ederek ceza indirimi almaya çalışmıştı. Ancak bu yeni girişim, örgütün merkezi bir kararla hareket ettiği izlenimini veriyor. Ayrıca, 2. Açılım Süreci'ne atıf yapılması, FETÖ'nün hala toplumsal meşruiyet arayışında olduğunu ve yasal yollardan kendine bir alan açmaya çalıştığını gösteriyor.
Bağımsız değerlendirme
Yeni Herkül yapısının bu hamlesi, FETÖ'nün çözülme sürecinde yeni bir taktike başvurduğunu ortaya koyuyor. Örgüt, 2. Açılım Süreci gibi toplumsal mutabakatı hedefleyen bir girişimi kullanarak kendini meşrulaştırma ve üyelerini kurtarma peşinde. Ancak devletin terörle mücadeledeki kararlılığı ve kamuoyunun FETÖ'ye yönelik hassasiyeti bu tür çabaların başarı şansını düşürüyor. Bu gelişme, terörle mücadelede hukuki ve siyasi kararlılığın önemini bir kez daha hatırlatıyor.