Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üniversite öğrencilerini hedef alan güncel eğitim yapılanmasına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda 41 şüpheli tutuklandı. Kamuoyunda "Işık Evi" olarak bilinen 22 yeni gizli hücre evi deşifre edilirken, örgütün öğrencileri ağına düşürmek için uyguladığı yöntemler ortaya çıktı.
Operasyon detayları
Emniyet güçlerinin uzun süredir takip ettiği FETÖ'nün üniversite yapılanmasına yönelik operasyon, sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlarla başladı. Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa'nın da aralarında bulunduğu 15 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, örgütün "abi" ve "abla" olarak adlandırdığı kod adlı yöneticiler gözaltına alındı. Yapılan aramalarda, örgütsel dokümanlar, gizli haberleşme programları ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Işık Evlerinin yapısı
Deşifre edilen evlerin, öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulduğu belirlendi. Şüphelilerin, öğrencilere barınma, yemek ve harçlık sağladığı, karşılığında ise örgüt ideolojisini benimsetmeye çalıştığı tespit edildi. Evlerde kalan öğrencilerin, belirli aralıklarla örgütün gizli toplantılarına katıldığı ve kod isimler kullanarak haberleştiği öğrenildi.
Soruşturma süreci
Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan şüphelilerden 41'i, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "örgüt adına faaliyette bulunma" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın genişletilerek devam ettiği belirtildi.
FETÖ'nün eğitim yapılanması, örgütün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamu kurumlarından tasfiye edilmesine rağmen, sivil alanlarda faaliyetlerini sürdürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, örgütün özellikle genç nüfusu hedef alarak yeniden yapılanmaya çalıştığına dikkat çekiyor.
Bağımsız değerlendirme
FETÖ'nün yaklaşık 50 yıllık geçmişinde eğitim kurumları örgütlenmenin temel taşı oldu. Darbe girişimi sonrası kamuya sızma kanalları büyük ölçüde kesilse de, örgütün sivil toplum ve öğrenci yurtları üzerinden etkinliğini koruma çabası devam ediyor. Bu operasyon, devletin örgütün her türlü yapılanmasına karşı mücadeledeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Ancak örgütün dönüşüm yeteneği göz önüne alındığında, benzer yapılanmaların farklı kılıflarla ortaya çıkabileceği ve bu nedenle istihbarat çalışmalarının sürekliliği kritik önem taşıyor.